24 Ekim 2026, Cumartesi
Haber

MEB’in Ortak Yazılı Sınav Sistemine Yargı Darbesi: Eğitim-İş Danıştay’da!

🔴 FLAŞ HABER

ANKARA — Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) ortaokul ve liselerde hayata geçirdiği tartışmalı ‘Ortak Yazılı Sınav Sistemi’ yargıya taşındı. Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası (Eğitim-İş), merkezi soru havuzu uygulamasının öğretmenlerin pedagojik yetkilerini daralttığı ve eğitimde eşitsizlikleri derinleştirdiği gerekçesiyle Danıştay’a resmi başvuruda bulunarak uygulamanın yürütmesinin durdurulmasını ve iptalini talep etti.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • Eğitim-İş, MEB’in Ortak Yazılı Sınav Sistemi’ne karşı Danıştay’da iptal ve yürütmenin durdurulması davası açtı.
  • Merkezi soru havuzundaki soruların öğretmenlere sınavdan sadece 4 gün önce açılması sert tepki çekti.
  • Okul zümrelerinin hazırlayabileceği soruların ikiyle sınırlandırılması öğretmenlerin yetkisini kısıtlıyor.
  • Sendika, öğretmenlerin merkezden gönderilen soruları uygulayan birer memura indirgenemeyeceğini vurguladı.

Ortak Yazılı Sınav Sistemine Yargı Freni: Neler Hedefleniyor?

Türkiye genelinde milyonlarca ortaokul ve lise öğrencisini yakından ilgilendiren Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) onaylı Ortak Yazılı Sınav Sistemi, eğitim camiasında yeni bir hukuki ve idari tartışmanın fitilini ateşledi. Uygulamaya konulduğu günden bu yana eleştirilerin odağında yer alan sistem, sonunda yargı mercii olan Danıştay’a taşındı. Eğitim-İş tarafından yapılan resmi başvuruda, uygulama kılavuzunda yer alan birtakım hükümlerin, öğretmenlerin en temel mesleki yetkilerinden biri olan ölçme ve değerlendirme konusunu ciddi şekilde sınırlandırdığı ifade edildi. Sendika yönetimi, bu durumun hem eğitim kalitesini düşüreceğini hem de okullar arasındaki mevcut eşitsizlikleri daha da derinleştireceğini savunarak acil bir hukuki müdahale çağrısında bulundu. Yapılan açıklamada, ilgili hükümlerin yürütmesinin ivedilikle durdurulması ve tamamen iptal edilmesi gerektiği net bir dille ifade edildi.

Soru Havuzu ve 4 Gün Krizi: Öğretmenin Pedagojik Yetkisi Daraltılıyor

Eğitim-İş’in Danıştay’a sunduğu dava dilekçesinde ve kamuoyu açıklamasında, sistemin işleyiş mekanizmasındaki kritik aksaklıklara ve öğretmenlerin dışlanmasına dikkat çekildi. Mevcut uygulama kapsamında, okul zümrelerinin kendi öğrencileri için hazırlayabileceği soru sayısının yalnızca iki ile sınırlandırıldığı, sınavdaki diğer tüm soruların ise doğrudan Bakanlığın merkezi soru havuzundan alınacağı hatırlatıldı. Sendika, özellikle merkezi havuzdaki soruların öğretmenlerin erişimine sınavdan yalnızca dört gün önce açılmasına büyük tepki gösterdi. Bu yöntemin, öğrencisini birebir tanıyan, sınıf içi dinamiklerini izleyen ve öğrenme sürecini yakından takip eden eğitimcilerin sınav hazırlama sürecindeki belirleyici rolünü büyük ölçüde törpülediği savunuldu. Öğrencisinin hazırbulunuşluğunu, gelişim evrelerini ve öğrenme güçlüklerini doğrudan gözlemleyen bir öğretmenin mesleki birikiminin sınav hazırlık süreçlerine mutlaka yansıtılması gerektiği vurgulandı.

‘Öğretmen Sadece Sonuçları Sisteme Giren Bir Görevliye İndirgenemez’

Eğitim-İş yaptığı açıklamada, öğretmenlik mesleğinin onuruna ve niteliğine dikkat çekerek çok sert uyarılarda bulundu. Öğretmenlerin yalnızca merkezden gönderilen soruları sınıfta uygulayan ve elde edilen sonuçları sisteme aktaran basit birer görevliye dönüştürülemeyeceğinin altı çizildi. Açıklamada yer verilen şu çarpıcı ifadeler dikkat çekti: “Öğretmen, merkezden gönderilen soruları uygulayan ve sonuçları sisteme aktaran bir görevliye indirgenemez. Öğrencinin hazırbulunuşluğunu, gelişimini ve öğrenme güçlüklerini doğrudan gözlemleyen öğretmenin mesleki birikimi, sınavın hazırlanmasına yansıyabilmelidir.” Ayrıca yürürlükteki Öğretmenlik Mesleği Kanunu’na da açık bir şekilde işaret edilen açıklamada, eğitimcilerin öğrencilerin bireysel gelişim özellikleri ile öğrenme ihtiyaçlarına en uygun araç ve yöntemleri seçmesinin onların en temel mesleki ve yasal sorumlulukları arasında yer aldığı kati surette kaydedildi.

Gelişmeler ve Beklentiler

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu’nun Eğitim-İş tarafından yapılan bu kritik başvuruya ilişkin önümüzdeki günlerde nasıl bir karar vereceği eğitim camiası tarafından büyük bir dikkatle bekleniyor. Mahkemenin vereceği yürütmeyi durdurma veya iptal kararı, MEB’in önümüzdeki dönemde izleyeceği sınav politikaları açısından emsal teşkil edecek ve milyonlarca öğrencinin geleceğini doğrudan etkileyecek.

Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika

Bir Yorum Yazın