24 Ekim 2026, Cumartesi
Haber

ÖHD’den Kritik Rapor: Son Üç Ayda 90 Mahpusun Tahliyesi Ertelendi

🔍 DERİNLEMESİNE ANALİZ

İSTANBUL — Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD), Barış ve Demokratik Toplum Süreci tartışmalarının yürütüldüğü bir dönemde cezaevlerindeki infaz yakma ve uzatma politikalarının hız kesmeden devam ettiğini duyurdu. Son üç ay içinde tam 90 mahpusun tahliyesinin keyfi gerekçelerle ertelendiğini, 34 yıldır tutsak olan Sermin Demirdağ’ın infazının ise 8. kez engellendiğini belirten ÖHD, Adalet Bakanlığı’na acil çağrıda bulundu.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • Son üç ayda toplam 90 mahpusun infazı ve tahliyesi keyfi olarak uzatıldı.
  • 34 yıldır cezaevinde bulunan Sermin Demirdağ’ın infazı 8. kez ertelendi.
  • ÖHD, Barış ve Demokratik Toplum Süreci ile hapishane politikalarının çeliştiğini vurguladı.
  • Dernek, Adalet Bakanlığı’na hukuka aykırı kararların son bulması için çağrı yaptı.

Barış Sürecinin Gölgesinde Hapishanelerde Artan Hak İhlalleri

Türkiye’nin hukuk gündeminde sıcak bir yer tutan cezaevi infaz yakma tartışmaları, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği’nin (ÖHD) yayımladığı son verilerle yeniden alevlendi. Ülke genelinde Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin gereklilikleri ve toplumsal barışın inşası konuşulurken, hapishanelerden yükselen hak ihlalleri sesleri tezat oluşturmaya devam ediyor. ÖHD tarafından yapılan kapsamlı açıklamada, toplumsal barışın ruhuyla tamamen bağdaşmayan cezaevi ve infaz politikalarının sistematik bir hal aldığına dikkat çekildi. Dernek, son üç ayda tam 90 tutsağın infazının uzatıldığını ve bu durumun cezaevlerinde yaratılan hukuksuzluk sarmalını gözler önüne serdiğini ifade etti. Siyasi mahpusların yasal hakları olan tahliye tarihlerinin, idari ve gözlem kurullarının keyfi kararlarıyla ötelenmesi, hukukçular ve insan hakları savunucuları tarafından endişeyle takip ediliyor.

Sermin Demirdağ ve Mehmet Sait Yıldırım Örneğinde Sistematik İhlaller

ÖHD’nin paylaştığı raporda ve kamuoyuna duyurulan metinde, infaz ertelemelerinin Münferit vakalar olmadığı, aksine sistematik bir karakter taşıdığı net bir şekilde vurgulandı. Açıklamada, 34 yıldır cezaevinde tutuklu bulunan Sermin Demirdağ’ın infazının tam 8. kez ertelenmesi, yaşanan hukuksuzluğun boyutlarını gözler önüne seren en somut örneklerden biri olarak gösterildi. Benzer şekilde, sağlık durumu kritik seviyede olan Mehmet Sait Yıldırım gibi hasta tutsakların dahi serbest bırakılmayarak özgürlüklerinin kasıtlı olarak engellendiği belirtildi. Keyfi infaz ertelemelerinin yanı sıra disiplin cezaları ve benzeri idari yaptırımlarla tutsakların yasal haklarının gasbedildiği, bu durumun mahpusların yakınları üzerinde de psikolojik bir baskı unsuru haline geldiği ifade edildi. ÖHD, barışın ancak özgürlük ortamının tesisiyle mümkün olabileceğini, bu durumun keyfî kararlarla engellendiği hapishanelerle asla inşa edilemeyeceğinin altını çizdi.

Adalet Bakanlığı’na Açık Çağrı: Hukuka Aykırı Kararlar Derhal Durdurulmalı

Mevcut tablonun hukuki ve toplumsal boyutlarını ele alan Özgürlük İçin Hukukçular Derneği, yetkili mercilere net ve açık bir çağrıda bulundu. Adalet Bakanlığı’na seslenen ÖHD yönetimi, infaz ertelemelerine ve keyfi uygulamalara derhal son verilmesi gerektiğini belirtti. Açıklamada, hukuka açıkça aykırı olan bu idari kararların ivedilikle ortadan kaldırılması ve yasal tahliye koşullarını eksiksiz taşıyan tüm siyasi tutsakların bir an önce özgürlüklerine kavuşmasının sağlanması talep edildi. Barış ve Demokratik Toplum sürecinin başarısının ve toplumsal karşılık bulmasının, ancak hapishanelerdeki bu ağır ve sistematik hak ihlallerinin son bulmasıyla mümkün olacağı yinelendi. Hukuk örgütleri, konunun takipçisi olmaya devam edeceklerini ve mahpusların haklarının korunması için hukuki mücadeleyi sürdüreceklerini kamuoyuna ilan etti.

Gelişmeler ve Beklentiler

Gelecek süreçte, Barış ve Demokratik Toplum Süreci tartışmaları kapsamında cezaevlerindeki infaz ertelemeleri ve hasta mahpusların durumu, hem sivil toplum kuruluşlarının hem de insan hakları savunucularının ana gündem maddesi olmaya devam edecek. ÖHD ve benzeri hukuk kurumlarının yürüttüğü mücadelenin, Adalet Bakanlığı’nın atacağı somut adımlarla yön bulması beklenirken; kamuoyu, yasal haklarını doldurmuş mahpusların tahliyelerinin önündeki engellerin kaldırılmasını talep ediyor.

Kaynak: Evrensel

Bir Yorum Yazın