LİZBON/PORTO — Portekiz polisi, Avrupa’nın en ağır barınma krizini protesto etmek amacıyla başkent Lizbon ve Porto şehir merkezlerinde kurulan çadır kamplarına sabah saat 06.00’da eş zamanlı şafak operasyonları düzenleyerek 55 kişiyi gözaltına aldı, olaylar uluslararası kamuoyunun dikkatini çekti.
- Lizbon’daki Rossio Meydanı ve Porto’daki Dom João I Meydanı’nda kurulan protesto kampları polis tarafından dağıtıldı.
- Sabah saat 06.00’da başlatılan eş zamanlı operasyonlarda toplam 55 kişi gözaltına alındı, 2 kişi hafif yaralandı.
- Protestocular, merkez sağ hükümetin tahliyeleri kolaylaştıran ve kira artış sınırlarını kaldıran tartışmalı yasa tasarısının geri çekilmesini talep ediyor.
- Portekiz genelinde konut satış ve yeni kira fiyatları 2017’den bu yana iki katından fazla artış gösterdi.
Avrupa Genelindeki Hayat Pahalılığı Dalgası ve Portekiz’deki Kamp Eylemleri
Komşu ülke İspanya’da başlayan konut protestolarının ardından Portekiz’in en büyük iki kenti olan Porto’daki Dom João I Meydanı’nda ve Lizbon’daki tarihi Rossio Meydanı’nda binlerce vatandaşın katılımıyla çadırlar kurulmuştu. Bu eylemler, yalnızca Portekiz ile sınırlı kalmayıp Fransa, Belçika ve İtalya gibi Avrupa ülkelerinde artan hayat pahalılığına ve bütçe kesintilerine karşı düzenlenen toplumsal protestolarla aynı döneme denk gelmesiyle dikkat çekti. Giderek ağırlaşan barınma krizine dikkat çekmek isteyen eylemciler, seslerini duyurmak için kamusal alanlarda yaşam alanları oluşturmuştu. Ancak sabah saat 06.00’da iki kentte birden düğmeye basan emniyet güçleri, operasyonların yasa dışı kurulan kampların tasfiyesi amacıyla gerçekleştirildiğini duyurdu. Porto’daki protestocular çadırlarını çoğunlukla kendi rızalarıyla sökerken, Lizbon’daki Rossio Meydanı’nda polisin doğrudan müdahalesi kameralara yansıdı ve eylemciler ile güvenlik güçleri arasında gergin dakikalar yaşandı.
Çelişkili Açıklamalar: Sert Müdahale Eleştirileri ve Emniyetin Savunması
Reuters haber ajansının servis ettiği bilgilere göre, Lizbon’daki kampın önde gelen sözcülerinden Carla Valadão, sabah saatlerinde gerçekleştirilen polis operasyonunu “çok sert” olarak nitelendirerek kınadı. Valadão, hükümetin bu baskılarına boyun eğmeyeceklerini ve barınma hakları için başlattıkları protestolara yeniden kararlılıkla başlayacaklarını duyurdu. Buna karşın, olay yerinde bulunan polis yetkilisi Sérgio Soares daha sonra basına yaptığı resmi açıklamada, tahliye operasyonunun “sakin, orantılı ve uygun bir şekilde, herhangi bir polis hücumu olmadan” icra edildiğini iddia etti. Soares, tüm uyarılara rağmen bölgeyi kendi isteğiyle terk etmeyi kesin bir şekilde reddeden 55 kişinin gözaltına alındığını, müdahale sırasında hafif yaralanan iki kişinin ise tedbir amaçlı olarak sağlık ekiplerince tedavi altına alındığını açıkladı. Öte yandan Porto Belediye Başkanı Pedro Duarte, yaptığı değerlendirmede gösterilerin barışçıl ve yasal çerçevede kaldığı müddetçe halkın barınmayla ilgili haklı kaygılarını dinlemeye ve çözümler aramaya devam edeceklerini vurguladı.
Gelişmeler ve Beklentiler
Portekiz, bugün tüm Avrupa’nın konuta erişilebilirlik açısından boğuştuğu en ağır yapısal krizlerden birinin merkezinde yer alıyor. Ülkede konut satış fiyatları 2017 yılından bu yana iki katını aşarken, yeni yapılan kira sözleşmelerindeki bedeller de neredeyse iki katına çıktı. Yaşanan bu derin ekonomik sıkıntı; aşırı turizm akını ve ekonomik avantajlar nedeniyle ülkeye akın eden “dijital göçebe” adı verilen yabancı çalışanların yoğun gelişine karşı yükselen toplumsal tepkilerle birleşerek büyük kentlerde patlama noktasına ulaştı. Sokaklara dökülen protestocular, özellikle merkez sağ hükümetin ev sahiplerine tahliyeleri kolaylaştıran ayrıcalıklar tanıyan ve yeni kira sözleşmelerindeki artış sınırlarını kaldıran tartışmalı yasa tasarısının derhal geri çekilmesini talep ediyor. Bilindiği üzere söz konusu tasarı, aşırı sağcı Chega partisinin oylamada çekimser kalmasıyla parlamentodaki ilk tur görüşmelerinde kabul edilmişti. Önümüzdeki günlerde hükümetin atacağı adımlar ve eylemcilerin tutumu merakla bekleniyor.
Kaynak: Evrensel