ANKARA — Türkiye, salgın sonrası ekonomik bunalım ve son yerel seçimlerden bu yana hukuk bunalımı yaşarken, vatandaşların oyları ve tasarrufları yeni bir ceza mekanizmasıyla karşı karşıya. Hükümetin enflasyonu yükseltme politikası, faiz artışı ve zorunlu fon yatırımları, dar gelirli vatandaşları yüzde 17,5 vergi ve devlet tahvili zorunluluğu ile cezalandırıyor. Bu süreç, 2023 Mayıs seçimlerinden sonra Mehmet Şimşek’in enflasyonla mücadele programının başarısızlığı ve ardından ortaya çıkan fon vurgunu iddialarıyla şekilleniyor.
- Salgın sonrası ekonomik ve hukuki krizler, vatandaşların tasarruflarını fonlara yönlendirmesini zorunlu kılıyor.
- Mehmet Şimşek’in enflasyonu yenme programı üç yılda hedefe ulaşamadı; politik kaygılar ve belediye operasyonları programı sekteye uğrattı.
- Fonlara yatırılan paralar yüzde 10’dan yüzde 17,5’e çıkan vergiler, zorunlu devlet tahvili alımı ve ağır cezalarla karşılanıyor.
Ekonomik ve Hukuki Bağlamın Derinlemesine Analizi
Türkiye salgından bu yana ekonomik bunalım, son yerel seçimlerden bu yana da hukuk bunalımı yaşıyor.\nTürkiye salgından bu yana ekonomik bunalım, son yerel seçimlerden bu yana da hukuk bunalımı yaşıyor.\nSandık, her beş yılda bir ülkeyi yönetecek kişilerin belirlenmesi için kuruluyor. Ancak son seçimlerde kullanılan oylar adeta kullananları cezalandırmaya dönmüş durumda.\nYakın geçmişi anımsayalım. 2023 Mayıs seçimlerinden sonra Mehmet Şimşek, enflasyonu yenme programı başlattı. Üç yıldır bir türlü hedefine ulaşamadı. Başarısızlığın en önemli nedeni iktidarın siyasi gelecek kaygılarıydı. Muhalefetin elindeki belediyelere İstanbul’dan başlayan operasyonlarda hukuk yok edilince Şimşek’in programı en büyük darbeyi aldı. Bir de enflasyonu yenme programı, oluşacak sert tepkileri engellemek için zamana yayıldı. Ancak uzayan zamanda öngörülemeyen yeni bunalımlar ortaya çıktı. En sonuncusu, fon vurgunu. İşte tam burada yurttaşın verdiği oy nedeniyle nasıl cezalandırıldığının somut bir örneği var. Şöyle: Kuraldır, Türkiye’de enflasyonu iktidar yükseltir, bedeli sabit ve dar gelirliler öder. Program gereği maaşlara zam yapılmadı, faizler yükseltildi. Maaşla geçinemeyen insanlar yaşamını daha da kısıtlayarak yaptığı tasarruflarının değer kaybetmemesi için arayışa girdi. İşte ceza burada başlıyor. Ev kiranızı, okul taksidinizi, ayırdığınız mutfak harcamanızı Türkiye’de para piyasası fonlarına koyarsanız ağır cezalandırılır, kumar masasına oturmuşsunuz gibi ütülürsünüz. Devleti yönetenler de seyreder. Fonlara yönelen yurttaş önce yüzde 10 vergi getirilerek, sonra bu yüzde 15’e yükseltilerek, ardından fonun içine yüzde 10 devlet tahvili alma zorunluluğu konularak, sonra vergi yüzde 17.5’e yükseltilerek, en sonunda da vurgunculara terk edilerek ağır şekilde cezalandırılır. Öyle görünüyor ki bu ceza sürecek.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika