İSTANBUL — Türkiye siyasetinin odağına yerleşen Ayazağa’daki sel felaketi ve projelendirme süreçleri, Yeni Parti ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı arasında sert bir yetki ve sorumluluk tartışmasını alevlendirdi. Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in dere yatağı ve ruhsat iddialarına Bakan Murat Kurum’dan sosyal medya üzerinden jet hızıyla gelen ‘ortaklık ve yalan’ suçlamaları, Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre’nin ‘ÇED olumlu kararını ve ruhsatı veren sensin’ çıkışıyla yeni bir boyut kazandı. Olayın arka planındaki hukuki, idari ve siyasi çekişme tüm detaylarıyla masaya yatırılıyor.
- Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre, Ayazağa projesine ÇED olumlu kararını ve inşaat ruhsatını Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın verdiğini belirterek Bakan Murat Kurum’a tepki gösterdi.
- Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM grup toplantısında Ayazağa’daki projenin dere yatağı etkilenme alanına rağmen 2026 yılında Murat Kurum’un imzasıyla ruhsatlandırıldığını öne sürdü.
- Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İBB’nin projeye doğrudan ortak olduğunu, 1,1 milyar TL satış bedeli ve 4.004 metrekare inşaat alanı payı bulunduğunu savunarak eleştirileri reddetti.
- Sarıyer Belediyesi’nin inşaat ruhsat sürecini uzatması nedeniyle mağdur olan 950 hak sahibinin sorununun çözülmesi amacıyla Bakanlığın sürece müdahil olduğu açıklandı.
Ayazağa Sel Felaketi ve Meclis’te Yükselen ‘İmar ve Ruhsat’ Suçlamaları
Türkiye’nin en deneyimli haber ajanslarının ve siyaset kulislerinin yakından takip ettiği Ayazağa merkezli tartışmalar, TBMM’deki grup toplantısında Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in yaptığı çarpıcı açıklamalarla doruğa çıktı. Selin en ağır vurduğu bölgelerden biri olan Ayazağa’ya özel bir parantez açan Özel, projenin tam anlamıyla bir Adalet ve Kalkınma Partisi projesi olduğunu savundu. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin İBB başkanlığı döneminde o dereye imar verildiğini ve etrafına iskân izinlerinin çıkarıldığını belirten Özel, sel görüntülerinde net bir şekilde görülen yeni blokların RAMS şirketine ait olduğunu kaydetti. Bloklarda birinci katların tamamen su altında kaldığını hatırlatan Özel, eğer proje tamamen tamamlanıp insanlar buraya yerleşmiş olsaydı çok daha büyük ve önlenemez bir felaketle karşı karşıya kalınabileceğini dile getirdi. Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’a doğrudan suçlamalar yönelten Özgür Özel, projenin yerel yönetim olan İBB tarafından onaylandığını düşündüğünü ancak konuyu sorduğunda belediyeden herhangi bir izin verilmediği yanıtını aldığını aktardı. Konunun derinliklerine inildiğinde, 2027 yılında teslim edilmesi planlanan blokların ruhsatının aslında 2026 yılında doğrudan Bakanlıktan alındığı ortaya çıktı. Özel, dere yatağı etkilenme alanında yapılaşmanın yasak olduğunu bile bile İstanbul’dan alamadıkları ruhsatın Murat Kurum’un imzasıyla 2026 yılında alındığını iddia ederek iktidarın şehircilik politikalarını sert bir dille eleştirdi.
Bakan Murat Kurum’dan Sosyal Medyada ‘Ortaklık ve Yalan’ Yanıtı
Özgür Özel’in TBMM kürsüsünden dile getirdiği bu ağır ithamlara ve ruhsat iddialarına Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’dan yanıt gecikmedi. Sosyal medya hesabı üzerinden kamuoyuna açıklamalarda bulunan Bakan Kurum, ‘Ayazağa’daki acılar üzerinden siyaset yapıyorsun ama söylediğin her şey yalan’ diyerek iddiaların tamamını reddetti. Bakan Kurum’un açıklamasına göre, ‘dereye imar izni verildiği’ iddia edilen proje, yerelde Sarıyer Belediyesi’nin teklifiyle ve 2022 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) onayıyla hayata geçirildi. Söz konusu projede İBB’nin 1,1 milyar TL satış bedeline ve 4.004 metrekarelik inşaat alanı payına sahip olduğunu vurgulayan Kurum, böylece İBB’nin projeye doğrudan ortak olduğunu savundu. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın bu idari ve hukuki sürece dahil olmasının tek nedeninin, Sarıyer Belediyesi’nin inşaat ruhsat sürecini yavaşlatması ve uzatması sebebiyle mağdur olan 950 hak sahibinin yaşadığı mağduriyetin çözülmesi olduğunu ifade etti. Bakanlık, bölgedeki altyapı sorunları ve dere ıslahı gibi kritik konuların da bu süreçte ele alındığını savunarak kendi konumunu savundu.
Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre’den Bakan Kurum’a: ‘ÇED ve Ruhsat Sorumluluğu Sana Ait’
Bakan Murat Kurum’un ‘İBB ortak’ savunmasının ardından tartışmaya dahil olan Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre, iktidar cephesinin sorumluluğu üzerlerinden atmaya çalıştığını belirtti. Zeynel Emre, Ayazağa’daki tartışmalı projenin ‘ÇED olumlu’ kararını ve inşaat ruhsatını bizzat Çevre, Şehircilik ve Bakanlığının verdiğini resmi verilerle vurgulayarak Murat Kurum’a tepki gösterdi. Bakan Kurum’un ‘Sarıyer Belediyesi ruhsatı uzattı, hak mağduriyeti vardı, biz devreye girdik’ argümanının gerçeğin üzerini örtemeyeceğini belirten Emre, merkezi yönetim yetkilerinin ve imzalanan belgelerin sorumluluğunun Bakanlıkta olduğunun altını çizdi. Hem yerel yönetimlerin imar planı süreçlerindeki rolleri hem de merkezi idarenin ÇED ve ruhsat onay yetkileri, Ayazağa vakası üzerinden bir kez daha Türkiye’nin kentsel dönüşüm, afet yönetimi ve yetki çatışması tartışmalarının merkezine yerleşti.
Gelişmeler ve Beklentiler
Ayazağa’da yaşanan sel felaketi ve ardından kopan ruhsat fırtınası, Türkiye’de yerel yönetimler ile merkezi idare arasındaki yetki ve sorumluluk paylaşımının ne denli kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Yeni Parti ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı arasındaki bu hukuki ve siyasi polemiğin, önümüzdeki günlerde Meclis denetim mekanizmaları ve yargı süreçleriyle derinleşmesi, afet bölgelerindeki yapılaşma izinlerinin ve ÇED raporlarının aleniyeti konusunda yeni tartışmaları tetiklemesi bekleniyor.
Kaynak: Evrensel