28 Ekim 2026, Çarşamba
Haber

Prof. Dr. Gökhan Kılıç’tan İzmir Uyarısı: Aktif Faylar ve Riskler

📰 KAPSAMLI RAPOR

İZMİR — İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Afet Yönetimi ve Risk Azaltma Merkezi Müdürü ve İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Gökhan Kılıç, kentteki aktif fay hatlarına ve mevcut yapı stokunun barındırdığı risklere dikkat çekerek, kentsel dönüşüm ve güçlendirme çalışmalarının acilen hızlandırılması gerektiğini vurguladı.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • Depremlerde merkez üssünden ziyade zemin yapı etkileşimi hayati önem taşıyor.
  • 30 Ekim depremi Samos açıklarında olmasına rağmen Bayraklı’da 9 bina yıkıldı, 117 kişi hayatını kaybetti.
  • İstanbul’da 1999 depreminden bu yana çeyrek asırlık bir dönüşüm süreci işliyor, İzmir’in de bu hamleleri hızlandırması şart.

Zemin Yapı Etkileşimi ve Aktif Faylar

İzmir Ekonomi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gökhan Kılıç, İzmir’deki aktif faylara ve yapı stokunun risklerine dikkat çekerek kentsel dönüşüm ve güçlendirme çalışmalarının hızlandırılması gerektiğini belirtti. Kılıç, depremlerde can kayıplarını önlemenin yolunun zemine uygun, sağlam yapılar inşa etmekten geçtiğini ifade etti. En önemli sismik kaynaklardan biri olan Balçova fayının bulunduğu bölgede açıklamalarda bulunan İEÜ Afet Yönetimi ve Risk Azaltma Merkezi Müdürü ve İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Gökhan Kılıç, depremlerde merkez üssünden ziyade zemin yapı etkileşimin hayati önem taşıdığını belirterek, ‘Merkez üssünün nerede olduğu önemli değil, deprem her an her yerde olabilir. Zemine uygun yapılar yapmamız gerekiyor’ dedi. İzmir’deki aktif faylar ve zemin özelliklerine dikkat çeken Prof. Dr. Kılıç, kentin acilen kentsel dönüşüme girmesi gerektiğinin altını çizdi.

30 Ekim Depremi ve Yanlış Bilinenler

30 Ekim depreminin sürekli ‘İzmir depremi’ olarak anıldığını ancak bunun doğru olmadığını belirten Prof. Dr. Kılıç, sismik gerçekliğe ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: ‘Bu aslında Samos Adası’nın açıklarında olan bir deprem. Maalesef o zaman 77 kilometre ileride Bayraklı’da 9 binamız yıkıldı, 117 vatandaşımız vefat etti. Samos Adası’nda ise sadece 2 vatandaş vefat etti. Burada en dikkat etmemiz gereken şey zemin yapı etkileşimidir. Merkez üssünün nerede olduğu önemli değil, deprem her an her yerde olabilir. Bilim henüz depremin ne zaman ve nerede olacağını tam olarak bilemiyor. Zemine uygun yapılar yapmamız gerekiyor.’ Yapıların da insanlar gibi bir ömrü olduğunu vurgulayan uzman isim, kentsel planlamanın bu gerçeklik üzerinden şekillenmesi gerektiğini kaydetti.

Gelişmeler ve Beklentiler

İzmir ile İstanbul’u deprem hazırlığı açısından kıyaslayan Prof. Dr. Gökhan Kılıç, İstanbul’da 1999 depreminden bu yana çeyrek asırdır ciddi bir kentsel dönüşüm ve yeni yerleşim hamleleri yapıldığını belirtti. İstanbul’un da depreme tamamen hazır olmadığını ancak bir sürecin işlediğini ifade eden Kılıç, İzmir’de de benzer ve daha kapsamlı adımların hızla atılması gerektiğinin altını çizdi.

Kaynak: BirGün Manşet

Bir Yorum Yazın