30 Ekim 2026, Cuma
Haber

Radyasyona Karşı Sendika Mücadelesi: MNT İhalelerinde Tartışmalı Süreç

📰 KAPSAMLI RAPOR

İSTANBUL — Sağlık sektöründe taşeron çalışma koşulları ve radyoaktif güvenlik ihlalleri tartışma yaratırken, İstanbul ve Muğla’daki nükleer tıp kliniklerinde yaşanan olaylar yargı ve denetim mekanizmalarını harekete geçirdi. Sendikalaştıkları gerekçesiyle işten çıkarılan işçilerin iddiaları, resmi raporlarla da teyit edilirken, kamu ihalelerinin işleyişine ve denetim süreçlerine yönelik soru işaretleri artıyor.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesinde sendikalaşan nükleer tıp işçileri işten çıkarıldı.
  • Muğla’da hazırlanan Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu raporunda hastalara önerilen dozların üzerinde radyoaktif madde verildiği tespit edildi.
  • Müfettişlerin sözleşme feshi ve ihale yasağı talebine rağmen, MNT firması 105 milyon liralık yeni bir ihale aldı.
  • Şirketin yönetim kurulu başkanı ile ilgili iddialar ve şefin ödüllendirilmesi kamuoyunda tartışma yarattı.

İstanbul Nükleer Tıp Kliniğinde Taşeron Çalışma ve Güvenlik İhlalleri

İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nükleer Tıp Kliniğinde taşeron MNT firması bünyesinde görev yapan emekçiler, sendikalı oldukları için iş akitlerinin feshedildiğini Evrensel gazetesine aktardı. İşçiler tarafından kaleme alınan mektuplarda, şirketin kâr marjını yükseltmek amacıyla personele kapasitenin üzerinde ve olabildiğince çok sayıda çekim yaptırıldığı vurgulandı. Radyoaktif atıklarla doğrudan temas halinde çalışan temizlik işçilerine uzun yıllar boyunca dozimetre verilmediği, cihaz arızalandığı durumlarda ise üzerinde radyoaktif madde barındıran hastaların gerekli önlemler alınmaksızın farklı merkezlere sevk edildiği ifade edildi. Emekçilerin dile getirdiği en temel soru ise bu tehlikeli süreci denetlemekle sorumlu resmi kurumların nerede konumlandığı oldu. Kamuoyuna yansıyan belgeler ve açık kayıtlar, bu sorunun tek bir birimle sınırlı kalmadığını, daha geniş bir denetim zafiyetine işaret ettiğini ortaya koydu.

Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Doz Aşımı ve Bakanlık Raporu

İşçilerin dile getirdiği güvenlik risklerinin hastaların ve toplumun genel sağlığını doğrudan tehdit ettiğinin en somut örneği Muğla’da gün yüzüne çıktı. Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görev yapan üç hekim, 2 Ocak 2024 tarihinde resmi bir tutanak tutarak durumu kayıt altına aldı. Tutanakta, MNT’nin hizmet sunduğu nükleer tıp biriminde tiroid sintigrafisi uygulanan hastalara, tıbbi olarak önerilen doz sınırlarının üzerinde radyoaktif madde verildiği saptandı. Bu gelişme üzerine Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu tarafından kapsamlı bir inceleme başlatıldı. Hazırlanan resmi raporda da hastalara önerilen dozların oldukça üzerinde radyoaktif madde verildiği tespiti net bir şekilde teyit edildi. Müfettiş raporu, MNT hakkında üç ayrı idari işlem gerçekleştirilmesini talep etti: Şirketle akdedilen sözleşmenin feshedilmesi, teminatının gelir kaydedilmesi ve şirketin kamu ihalelerine katılmaktan men edilmesi. Söz konusu rapor eylül 2024 tarihinde bakanlık onayına sunulurken, bakanın onayı ancak ocak 2025 tarihinde çıktı.

Denetim Raporu Beklerken Alınan 105 Milyon Liralık Yeni İhale

Müfettiş raporunun bakanlık makamında onay beklediği süreçte, kasım 2024’te hastanenin 36 aylık PET/BT ve gama kamera hizmet alımı için yeni bir ihale gerçekleştirildi. Söz konusu ihale, 105 milyon 730 bin lira bedelle yine MNT firmasına verildi. Bakanlık onayı çıktığında ise ortada feshedilecek eski bir sözleşme kalmamıştı. Böylece müfettişler MNT’nin mevcut sözleşmesinin sonlandırılmasını talep ederken, şirket aynı hastaneden yüz milyonlarca liralık yeni bir ihale almayı başarmış oldu. Sürecin arka planında ise şirketin ticari ilişkileri, Rekabet Kurumu soruşturmaları, holding başkanı ile bakanlık arasındaki yönetim birliktelikleri ve sendikal hak mücadelesi veren işçileri hedef alan uygulamalar kamuoyunun ve meslek örgütlerinin yakın takibinde kalmaya devam ediyor.

Gelişmeler ve Beklentiler

Radyasyon güvenliği gibi kritik bir kamusal alanda yaşanan bu gelişmeler, taşeronlaşma politikalarının, denetim mekanizmalarındaki aksaklıkların ve sendikal hak ihlallerinin birleştiği noktada yeni hukuki ve idari tartışmaları beraberinde getiriyor. Resmi raporların sonuçları ile ihale pratikleri arasındaki çelişkilerin giderilmesine yönelik toplumsal ve mesleki denetim talepleri artarak sürerken, sürecin takipçisi olan çevreler konunun tüm yönleriyle soruşturulmasını talep ediyor.

Kaynak: Evrensel

Bir Yorum Yazın