ANKARA — Türk Tabipleri Birliği (TTB) Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu, 24 Ekim 2026 tarihinde Başkent Ankara’da gerçekleştirilen toplantıda, 2026-2028 dönemi yürütme kurulunu belirlemek ve önümüzdeki dönemin mücadele programını şekillendirmek üzere bir araya geldi. Gerçekleşen toplantının öğle arasında düzenlenen kritik basın açıklamasında, kalıcı toplumsal barışın ancak toplumsal cinsiyet eşitliği politikaları ile mümkün olabileceği vurgulanarak, derinleşen cinsiyetçi politikalara ve hak ihlallerine karşı ortak mücadele mesajı verildi.
- TTB Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolü, 24 Ekim 2026’da Ankara’da bir araya gelerek 2026-2028 dönemi yürütme kurulu ve mücadele programını belirledi.
- TTB Merkez Konseyi üyesi Dr. Ayşegül Ateş Tarla, özgürlük ve eşitlik vurgusu yaparken, basın özgürlüğü için alana çıkan gazetecilerle dayanışma mesajı paylaştı.
- TTB Merkez Konseyi II. Başkanı Dr. Ayşe Gültekingil, kürtaj engellerinden doğum müdahalelerine ve LGBTİ+’lara yönelik baskılara karşı sağlık hakkını savunacaklarını belirtti.
- Basın açıklamasını okuyan TTB Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu Yürütme Kurulu üyesi Dr. Şükran Güleç Barutçu, neoliberal-ayrımcı politikaların derinleştiğine dikkat çekti.
Cinsiyetçi Politikalara Karşı Sağlık Hakkı ve Örgütlü Mücadele
Türk Tabipleri Birliği (TTB) Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu, 2026-2028 dönemi yürütme kurulunu ve önümüzdeki dönem mücadele programını belirlemek üzere 24 Ekim 2026 günü Ankara’da bir araya geldi. Toplantının öğle arasında düzenlenen basın açıklamasında, gerçek ve kalıcı toplumsal barışın ancak toplumsal cinsiyet eşitliği politikaları ile cinsiyet eşitliğinin hayata geçmesiyle mümkün olabileceği güçlü bir şekilde vurgulandı. Açıklamada ilk sözü alan TTB Merkez Konseyi üyesi Dr. Ayşegül Ateş Tarla; her geçen gün derinleşerek devam eden cinsiyetçi politikalara ve eşitsizliklere karşı söz kurmak, politika üretmek için TTB Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu’nun büyük önem taşıdığını ifade etti. Ateş Tarla, “Özgürlük ve eşitlik olmadan ailem güvende değil” diyerek, bugün benzer bir biçimde basın özgürlüğü için alana çıkan gazeteciler ile de dayanışma içinde olduklarını dile getirdi. Bu yaklaşım, meslek örgütlerinin toplumsal muhalefetin diğer dinamikleriyle kurduğu stratejik bağın ve ortak hak mücadelesinin somut bir göstergesi olarak kayıtlara geçti.
Yaşam Hakkı, Kürtaj Engelleri ve LGBTİ+ Haklarına Yönelik Baskılar
Toplantıda ve sonrasındaki açıklamada söz alan TTB Merkez Konseyi II. Başkanı Dr. Ayşe Gültekingil ise yıllardır cinsiyetçi politikalarla, bu politikaların kadınlar ve LGBTİ+’lar üzerinde kurduğu baskıyla, özellikle yaşam ve sağlık hakkı temelinde mücadele ettiklerini hatırlattı. Son dönemde kürtaj engellerinden doğum şekline yönelik müdahalelere, medyadaki nefret dilinden operasyonlara ve insanlık dışı uygulamalar eşliğinde gözaltılara kadar baskı ortamının daha da tırmandığına dikkat çeken Gültekingil, hak ihlallerinin ulaştığı boyuta işaret etti. Gültekingil, “Biz, bir aradayız. LGBTİ+’lar yalnız değildir. Kadınların ve LGBTİ+’ların sağlık hakkını savunmak için buradayız” diyerek kararlılık mesajı verdi. Basın açıklamasının devamı, TTB Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu Yürütme Kurulu üyesi Dr. Şükran Güleç Barutçu tarafından okundu. Ülkenin dört bir yanından gelen aktivistlerin katılımıyla gerçekleştirilen bu buluşma, sağlık alanındaki hak ihlallerine karşı toplumsal cinsiyet perspektifinin önemini bir kez daha gözler önüne serdi.
Neoliberal-Ayrımcı Politikalar ve Sivil Toplum Örgütlerine Yönelik Tehditler
Basın açıklamasını okuyan Dr. Şükran Güleç Barutçu, ülkenin dört bir yanından TTB Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu aktivistleri olarak bir araya geldiklerini belirtti. Barutçu, son yıllarda cinsiyet temelli eşitsizliği derinleştiren neoliberal-ayrımcı politikalar nedeniyle, kadınlar ve farklı cinsel yönelim ve cinsiyet kimliklerine sahip tüm bireylerin sağlık hakkı ihlallerine ilişkin pek çok sorunu gündeme taşımak zorunda kaldıklarını ifade etti. Ancak ne yazık ki Türkiye’de son dönemde toplumsal cinsiyet eşitliğini, kadın haklarını ve LGBTİ+’ların temel insan haklarını savunan sivil toplum örgütlerinin ve meslek örgütlerinin baskı altında tutulduğunu vurguladı.
Gelişmeler ve Beklentiler
Gelecek dönem stratejilerini belirleyen TTB Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu, 2026-2028 çalışma takvimi boyunca nefrete karşı insan onurunu, ayrımcılığa karşı ise eşitliği savunmaya devam edeceğini resmi olarak ilan etti. Kurul, önümüzdeki süreçte hem sağlık emekçilerinin özlük hakları hem de kadınlar ve LGBTİ+’ların kamusal sağlık haklarına erişimi konusunda hukuki ve toplumsal mücadelesini kesintisiz sürdüreceğini kamuoyuyla paylaştı.
Kaynak: Evrensel