VAN — Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin Van 3. Olağan İl Kongresi’nde yaptığı kapsamlı açıklamada, Türkiye’de kalıcı demokratikleşmenin yolunun yasal adımlardan geçtiğini vurgulayarak çerçeve yasanın bir an önce hayat bulması gerektiğini belirtti.
- DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları ve İmralı Heyeti Üyesi Pervin Buldan Van 3. Olağan İl Kongresi’ne katıldı.
- Hatimoğulları, Zonguldak’taki grizu patlaması mağdurlarını ve 15 yıl önceki Van depreminde yaşamını yitirenleri andı.
- Çözüm sürecinde çerçeve yasanın çıkarılması ve İmralı’da konuşulanların fiilen hayata geçmesi gerektiği vurgulandı.
- ABD ve İsrail’in İran müdahalelerine karşı çıkılırken, İran rejimine Kürt halkının haklarını tanıma çağrısı yapıldı.
Ne Oldu? Van Kongresi’nde Çözüm Süreci ve Çerçeve Yasa Gündemi
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Van 3. Olağan İl Kongresi’nde çözüm sürecine ilişkin çok önemli değerlendirmelerde bulundu. Kongreye İmralı Heyeti Üyesi Pervin Buldan ile birlikte katılan Hatimoğulları, konuşmasının başında Zonguldak’ın Kilimli ilçesindeki özel maden ocağında meydana gelen grizu patlaması ile 15 yıl önce Van depreminde yaşamını yitiren vatandaşları rahmetle andı. Konuşmasının ana eksenini ise ülkedeki demokratikleşme adımları ve çözüm süreci oluşturdu. Hatimoğulları, ‘Elbette ki bu sürecin adım adım ilerleyeceğini hepimiz biliyoruz. Ama bir türlü diğer adıma geçilmediğinin de altını çizmeliyiz. Diğer adıma geçebilmek için yani ülkede demokratikleşme, demokratik yasalardan bahsedebilmemiz için bu çerçeve yasanın hayat bulması gerekiyor’ ifadelerini kullanarak yasal çerçevenin aciliyetine dikkat çekti.
Neden Şimdi? Bölgesel Gelişmeler, Savaş Karşıtlığı ve İran Politikası
Van’ın İran sınırındaki jeopolitik konumu nedeniyle savaşın ve ekonomik sorunların en ağır sonuçlarını yaşayan illerin başında geldiğini belirten Tülay Hatimoğulları, bölge halkının yaşadığı derin mağduriyete dikkat çekti. Bölge halkının ekonomik ve sosyal sıkıntılarının yanı sıra dış politikadaki gelişmelerden de doğrudan etkilendiğini ifade eden Hatimoğulları, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri ve siyasi müdahalelerine kesinlikle karşı olduklarını dile getirdi. Aynı zamanda İran rejiminin uyguladığı idam ve baskı politikalarını da sert bir şekilde eleştiren Hatimoğulları, Tahran yönetimini Kürt halkının en temel haklarını tanımaya ve kendi yönetimiyle barışçıl bir çözüm arayışına saygı göstermeye çağırdı.
Kimi Nasıl Etkileyecek? Toplumun Barışa İnancı ve Güven Talebi
Toplumun genelinde barışa olan inancın son derece yüksek olduğunu vurgulayan DEM Parti Eş Genel Başkanı, geniş kesimlerin Kürt sorununun barışçıl yollarla çözülmesini istediğini ifade etti. Toplumun devlete ve siyaset kurumuna güvenmek istediğini, verilen sözlerin tutulmasını ve özellikle İmralı’da konuşulanların fiilen hayata geçmesini beklediğini belirtti. Sürecin neden uzadığına ve teyit mekanizmalarına dair eleştirilerde bulunan Hatimoğulları, kamuoyunda ‘teyit, tespit yapamıyoruz’ şeklindeki söylemlere karşı 8 Ekim tarihli hareketin rapor niteliğindeki çok önemli açıklamasına işaret etti. Adres adres çekildiklerini açıkça ifade ettiklerini belirten Hatimoğulları, bu aşamadan sonra teyit ve tespiti yapmak için daha ne beklenmesi gerektiğini sorgulayarak müzakerenin akışı ile somut adımların atılması arasındaki dengeye dikkat çekti.
Gelişmeler ve Beklentiler
Sonraki süreçte iktidar ve devlet yetkililerinin atacağı adımlar, toplumun barışa olan inancını ve verilen sözlerin tutulup tutulmayacağını belirleyecek. DEM Parti kanadı, müzakere sürecinin aksamaması ve demokratik yasal altyapının bir an önce oluşturulması için siyasi ve toplumsal baskıyı sürdürmeye devam edeceğini, çözümün ancak karşılıklı adımlar ve şeffaf bir çerçeve yasa ile mümkün olacağını yineliyor.
Kaynak: Evrensel