TEL AVİV — İşgal altındaki Batı Şeria’da haber takibi yaparken Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin şiddetli saldırısına uğrayan Washington Post gazetesi foto muhabiri Heidi Levine, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ‘yardım edildiği’ yönündeki açıklamalarını kesin bir dille reddederek, maruz kaldığı şiddet ve gasp girişiminin tüm detaylarını dünya kamuoyuyla paylaştı.
- Washington Post foto muhabiri Heidi Levine, Batı Şeria’da İsrailli gaspçıların fiziksel saldırısına ve soygununa uğradı.
- İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Levine’e yardım edilmeye çalışıldığını iddia etti ancak bu söylem kesin bir dille yalanlandı.
- Levine, CNN ekranlarında yaptığı açıklamada, saldırganların kameralarını, ekipmanlarını ve Amerikan pasaportunu gasbettiğini belirtti.
Saldırı Anı ve Gasp Edilen Kişisel Eşyalar
Uluslararası basının gündeminden düşmeyen olay, işgal altındaki Batı Şeria’da gerçekleşti. Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin hedefi olan prestijli Washington Post gazetesinin deneyimli foto muhabiri Heidi Levine, görevini yaptığı sırada son derece şiddetli bir muameleye maruz kaldı. Haber takibi esnasında gerçekleşen bu fiili müdahalede, saldırganlar Levine’i darp etti ve kameraları ile objektiflerinin bulunduğu çantayı gasbetti. Olayın vahametini gözler önüne seren en çarpıcı unsurlardan biri ise Levine’in Amerikan pasaportunun da gasp edilen eşyalar arasında yer almasıydı. Sürekli olarak tekmelenen ve sopalarla darbedilen Levine, hayatını ve mesleki ekipmanlarını korumak adına büyük bir mücadele verirken, saldırının bir an önce son bulması için çaresizce tepki vermemeye çalıştığını ifade etti. Bu vahşi olay, bölgede görev yapan bağımsız gazetecilerin karşı karşıya kaldığı hayati riskleri bir kez daha gözler önüne serdi.
Netanyahu’nun Tartışmalı Açıklamaları ve Sert Yanıt
Olayın uluslararası alanda büyük yankı uyandırmasının ardından İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu bir açıklama yapmak zorunda kaldı. Netanyahu, olayın ayrıntılarının henüz netleşmediğini ve resmi soruşturmanın titizlikle sürdüğünü savunarak, foto muhabiri Heidi Levine’in yere düşmesinin ardından aynı kişi tarafından ayağa kaldırıldığını ve kendisine yardım edilmeye çalışıldığını öne sürdü. Ancak bu iddialar, doğrudan mağdur olan Levine tarafından CNN televizyonunda katıldığı canlı yayında çok sert bir şekilde yalanlandı. Netanyahu’nun açıklamalarındaki ifadelerin gerçeği yansıtmadığını vurgulayan Levine, “Başbakanın açıklamasındaki ifadeler kesinlikle doğru değil. Beni ayağa kaldırmalarının tek nedeni, beni gasbetmek için omuzlarımdaki her şeyi alamamış olmalarıydı” diyerek resmi makamların olayları örtbas etme çabasına tepki gösterdi. Bu açıklamalar, İsrail yönetiminin Batı Şeria’daki hak ihlallerine ve şiddet olaylarına yaklaşımını uluslararası platformda bir kez daha tartışmaya açtı.
Gelişmeler ve Beklentiler
Heidi Levine’in yaşadığı bu travmatik deneyim, saldırı sonrasında tanıştığı Filistinli kadınların, çocukların ve erkeklerin gündelik hayatta maruz kaldığı sistematik baskıyı ve şiddeti çok daha derinlemesine anlamasını sağladığını belirtti. Olayla ilgili uluslararası gazetecilik örgütlerinin ve insan hakları savunucularının başlattığı hukuki ve diplomatik girişimlerin sonuçları beklenirken, bölgedeki basın özgürlüğü ve güvenlik meselesi küresel kamuoyunun öncelikli gündem maddelerinden biri olmaya devam ediyor.
Kaynak: BirGün Manşet