Dünkü derbinin Fenerbahçe açısından bence iki kritik kırılma noktası var. Birincisi, salı gecesi Slavia karşısında 62’de Kerem’in sahada kalıp Oğuz’un çıktığı an. O dakikadan sonra Fenerbahçe’nin önde top tutmakta zorlanması, oyuna rakibini ortak etmesi ve nihayetinde de gelen hayal kırıklığı. Futbolda momentum diye bir gerçeklik var. Galatasaray Lille’i geriden gelip yenerek, momentum kazanarak çıkıyor derbiye. Fenerbahçe ise kendi hocasının yanlış ya da geç değişiklikleri nedeniyle momentum yitirerek.
Fenerbahçe için ikinci kırılma anıysa başkan Yıldırım’ın “Benim aklımda İsmail Kartal hiç yoktu. Siz Aykut Kocaman’ı istemediğiniz için bu tercihe yöneldim” şeklindeki, mevcut teknik adamını değersizleştiren açıklamaları. İsmail Kartal zaten Slavia oyunu nedeniyle baskı hissederken, onu biraz daha itibarsızlaştıran bu açıklamaların da hocanın özgüvenini artırmadığı kesin.
Fenerbahçe’nin dün ilk devredeki kötü görüntüsünde bu ruh halinin etkisi olduğunu düşünüyorum. Ben hayatımda bir derbide 45 dakika boyunca hiç pres yapmayan bir takım daha önce görmemiştim. Dün gördüm.
Kaynak: Hürriyet