26 Ekim 2026, Pazartesi
Haber

AYM’den Tarihi Eylem Yasağı Kararı: Soyut Gerekçelerle Haklar Kısıtlanamaz

💡 HABERİN ANATOMİSİ

İSTANBUL — Anayasa Mahkemesi (AYM), İstanbul Valiliği’nin Bahar Kalkanı Harekatı’nı eleştiren eylemleri soyut güvenlik gerekçeleriyle yasaklamasını hak ihlali olarak değerlendirdi. DİSK’e bağlı Dev Sağlık-İş yöneticisi Erdoğan Demir’in açtığı hukuki mücadele sonucunda yüksek mahkeme, toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının evrensel standartlarda korunması gerektiğine hükmetti.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • AYM, soyut ve muhtemel güvenlik risklerine dayanılarak tüm toplantı ve gösterilerin yasaklanamayacağına karar verdi.
  • İstanbul Valiliği, 1-10 Mart 2020 tarihleri arasında Suriye’deki Bahar Kalkanı Harekatı’nı eleştiren etkinlikleri yasaklamıştı.
  • DİSK’e bağlı Dev Sağlık-İş Sendikası yöneticisi Erdoğan Demir, yasaklama kararının yürütmesinin durdurulması için yargı yoluyla mücadele başlattı.
  • İdare mahkemeleri ve bölge idare mahkemesi süreçlerinde Valilik kararının hukuka uygun olduğu savunulmuştu.

İstanbul Valiliği’nin Bahar Kalkanı Harekatı Yasak Gerekçesi Nedir?

İstanbul Valiliği, İstanbul’da çeşitli sendikalar ve sivil toplum kuruluşları tarafından yapılması planlanan, ‘Suriye’deki Bahar Kalkanı Harekatı’nı eleştirmeye veya sona erdirilmesi amacıyla kamuoyu oluşturmaya’ yönelik tüm eylem ve etkinlikleri, 1-10 Mart 2020 tarihleri arasında yasaklama kararı almıştı. Valiliğin aldığı bu yasaklama kararında, ‘şehit ve gazilerin bulunması nedeniyle hassas bir dönemde olunması dikkate alınarak bu kapsamda yapılacak eylem ve etkinliklerin toplumda infial uyandırabileceği, milli, vicdani ve insani değerleri zedeleyebileceği ve toplumsal iç barışı tehdit edebileceği’ ifade edilmişti. Ayrıca ilgili kararda, ‘bu tür etkinliklerin katılımcılar ile diğer kişiler arasında sözlü veya fiziksel nitelikte provokatif olaylara yol açabileceği, bu durumun kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi ile başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması bakımından tehlike oluşturabileceği’ şeklinde değerlendirmelere yer verilmişti.

Yargı Sürecinde Hangi Adımlar Atıldı ve Mahkemeler Nasıl Karar Verdi?

Valiliğin yasak kararının ardından DİSK’e bağlı Dev Sağlık-İş Sendikası yöneticisi Erdoğan Demir, yasaklama kararının yürütmesinin durdurulması ve iptali talebiyle İdare Mahkemesi’nde dava açtı. Verilen dava dilekçesinde, Valilik kararıyla ‘savaşa hayır’ konulu tüm toplantıların yasaklandığı ve müdahalenin kanuni dayanağının bulunmadığı ileri sürüldü. Buna karşılık İstanbul 10. İdare Mahkemesi, ‘suç işleneceğine dair açık ve yakın tehlike bulunması halinde toplantıların yasaklanabileceğini’ belirterek, Valiliğin ‘kamu güvenliği gerekçesiyle aldığı geçici yasaklama kararında hukuka aykırılık bulunmadığına’ hükmetti. Sürecin devamında İstanbul Bölge İdare Mahkemesi de benzer bir yaklaşımla kararı değerlendirirken, nihai aşamada dosya Anayasa Mahkemesi’nin gündemine taşındı.

Anayasa Mahkemesi’nin İhlal Kararı ve Gerekçeleri Nelerdir?

Anayasa Mahkemesi (AYM), yaptığı detaylı inceleme sonucunda İstanbul Valiliği’nin Bahar Kalkanı Harekatı’nı eleştiren eylemleri yasaklaması nedeniyle yapılan başvuruda, toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının açıkça ihlal edildiğine karar verdi. AYM’nin gerekçeli kararında, idarenin güvenlik kaygılarını somutlaştırmadığı, müdahaleyi haklı kılacak yeterli gerekçe sunmadığı net bir şekilde belirtildi. Kararda, ‘Yalnızca muhtemel güvenlik risklerine dayanılarak, tüm toplantı ve gösterilerin yasaklanması, anayasal bakımdan yeterli kabul edilemez’ denilerek, temel hak ve özgürlüklerin korunmasındaki idari sınırların aşılmaması gerektiği vurgulandı.

Gelişmeler ve Beklentiler

Anayasa Mahkemesi’nin bu tarihi kararı, gelecekte idari makamlar tarafından alınabilecek benzer genel yasaklama kararları için bağlayıcı bir emsal niteliği taşımaktadır. Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının kullanımında somut delillere dayanmayan soyut güvenlik gerekçelerinin geçersizliğini tescil eden bu karar, hukuk devleti ilkelerinin işletilmesi ve hak arama özgürlüğünün güvence altına alınması açısından Türk yargı tarihinde kritik bir dönüm noktası olarak kayıtlara geçmiştir.

Kaynak: Evrensel

Bir Yorum Yazın