İSTANBUL — Türkiye’de Saraçhane barikatlarından tutukluluk süreçlerine, Fransa’dan Sırbistan’a uzanan küresel gençlik hareketleri ve yerel yönetimlere yönelik kayyum atamaları, dünyanın dört bir yanında adalet arayışını ve sokak siyasetini yeniden şekillendiriyor.
- Saraçhane’de barikatları yaran gençlerin mücadelesinden Paris banliyölerine ve Sırbistan’daki tarihi öğrenci zaferine uzanan küresel protesto dalgası.
- Novi Sad’da 16 kişinin ölümüne yol açan facianın ardından öğrencilerin başlattığı iki yıllık direnişin iktidarı sandıkta devirmesi.
- Esenyurt’tan İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne uzanan kayyum ve yargı operasyonlarının Türkiye siyasetindeki derin sarsıntıları.
Korku ve Cesaretin Buluştuğu Nokta: Saraçhane’den Küresel Sokaklara
İstanbul’da yaşayan yirmili yaşlarda bir genç düşünün, adı Luffy* olsun. Geçen yıl mart ayının 19’unu 20’sine bağlayan gece Saraçhane’deydi. Beyazıt’ta barikatı yaranların arasındaydı. Sonra gözaltına alındı. Nezarethaneye götürüldüğü otobüsün penceresinden İstanbul’a bakarken, korkuyla cesaretin aynı bedende yaşayabildiğini öğrendi. Belki birkaç gün gözaltında kaldı, belki birkaç ay tutukluluk sonrası serbest bırakıldı. Bursu kesildi, yurttan çıkarıldı. Luffy, en sonunda da o Mart günlerinin büyük öfkesinin yavaş yavaş silinmesine ve sonra sokak boşalmasına tanık oldu. Bugünlerde ise Luffy, telefonunun ekranından dünyaya bakıyor. Paris’te banliyösünde yaşı kendinden daha küçük liselilerin ‘Öğretmen istedik, polis gönderdiler’ diye başlattığı eylem bütün Fransa’ya yayılıyor. Tiran’da hükümet taş atılmasın diye kaldırım taşlarını söktürüyor, Türkiye’den ithal TOMA’ları da kullanarak. Fransa’yı, İtalya, Almanya, Yunanistan hatta İsviçre’ye yayılan gençlik isyanları izliyor. Brezilya’da Lula yeniden kazanıyor. Ama Luffy’nin gözü en çok Sırbistan’da.
İki Ülkede İki Farklı Enkaz: Sırbistan’ın Zaferi ve Türkiye’nin Hukuk Sınavı
On dört yıllık iktidarı sandıkta deviren öğrenciler zafer gecesinde 1 Kasım 2024 tarihini anıyorlar. Novi Sad istasyonunun yenilenmiş beton saçağının tren bekleyenlerin üzerine çöktüğü ve on altı kişinin öldüğü o günü. Öğrenciler önce on altı dakikalık saygı duruşlarıyla başladılar, sonra fakülteleri işgal ettiler, sonra köy köy yürüdüler. İki yılın sonunda da seçimi kazanarak iktidarı devirdiler. Novi Sad’da saçak çökmeden iki gün önce, 30 Ekim 2024 sabahı, Esenyurt’un seçilmiş belediye başkanı Ahmet Özer evinden alınmış, ‘terör örgütü üyeliği’ ile suçlanmış, ertesi gün belediyesine kayyum atanmıştı. Aynı haftada, iki ülkede iki farklı enkaz yaşandı. Sırbistan’da yolsuzluk beton saçağı çökertti, Türkiye’de ise seçilmiş bir iradenin üzerine hukuk sistemi çökertildi. Orada enkazın altından bir kuşak çıktı, burada o gözaltı, hukukun silaha çevrildiği bir saldırının ilk hamlesi oldu.
Gelişmeler ve Beklentiler
Özer ile başlayan saldırı, CHP ve DEM’li belediyelere yayılarak 19 Mart’ta İmamoğlu’nu vurdu. Saraçhane’nin ardından partinin İstanbul örgütüne kayyum geldi. Sonra kurultay ‘mutlak butlan’ ile yok sayıldı. Seçilmiş genel başkanın yerine kurultayda yaşanan süreçler, Türkiye’nin yakın siyasi tarihine damga vurmaya ve toplumsal muhalefetin gelecek stratejilerini belirlemeye devam ederken, uluslararası alandaki gençlik hareketleri ve sandık zaferleri yeni bir dönemin sinyallerini veriyor.
Kaynak: BirGün Manşet