İSTANBUL — Hafta sonunda memleketin dört bir yanındaki görkemli gazeteci yürüyüşleriyle keyiflenen kamuoyu, hemen ardından gelen küresel seçim sonuçlarıyla uluslararası siyasetin merkezine odaklandı. Daha önce ‘Seçimlere az kaldı’ köşesinde vurgulandığı üzere, hem Türkiye’yi hem de dünyayı etkileyecek olan kritik süreçler, özellikle Donald Trump’ın gölgesinde şekilleniyor. Uluslararası hukuku ve kurallara dayalı düzeni hiçe sayan, ‘güçlünün haklı olduğu’ bir dünyayı dayatan yaklaşımlara karşı Brezilya’da Lula da Silva’nın elde ettiği tarihi zafer, sadece Latin Amerika’da değil tüm dünyada ezberleri bozdu.
- Lula da Silva, ilk turda ikinci olmasına rağmen hem Bolsonaro’yu hem de arkasındaki Trump desteğini ikinci turda mağlup etti.
- Brezilya Büyükelçisi Gilda Motta Santos Neves, seçimin demokrasi adına eşsiz bir örnek teşkil ettiğini ve ilk turda oy kullanmayan milyonların sandığa gittiğini belirtti.
- Milletvekili Reginaldo Lopes, Brezilya halkının aşırı sağın faşist, siyah karşıtı, yoksul karşıtı ve eşcinsel karşıtı yüzünü reddettiğini vurguladı.
- Macaristan ve Sırbistan ekseninde yaşanan otoriter liderlik değişimleri, iktidarını Trump’a bağlayan odaklarda endişe yaratıyor.
Ne Oldu? Brezilya Seçimlerinde Lula’nın Tarihi Zaferi Nasıl Geldi?
Dünyanın başka yerlerinde yapılacak ve hem bizi hem de dünyayı etkileyecek seçimleri yazarken, bunların biraz da Trump’ın seçimleri olduğunu vurgulamıştık. Karşımızda “güçlünün haklı olduğu” bir dünyanın tek sahibi gibi davranan, uluslararası hukuku ve kurallara dayalı bir düzeni hiçe sayarken yanında duracak liderler seçilsin diye her seçime müdahale eden biri var. İran’ı, Venezuela’yı, Küba’yı, Meksika’yı yok eder, Grönland’a el koyarken kimse ses çıkarmasın diyen ve önümüze “ya benimle anlaşın ya da yok olun” seçeneğini koyan birinin yandaşlarını seçtirme seçimleri bunlardı. O seçimlerden ikisi geride kaldı. İlk turda ikinci olan Lula, en yakın destekçilerinin bile karamsar girdikleri ikinci turda yalnızca Bolsonaro’yu değil, Trump’ı da yendi. Milletvekili Reginaldo Lopes’in ifadesiyle “Brezilya, dünyaya aşırı sağın faşist olduğunu; siyah karşıtı, yoksul karşıtı, devlet karşıtı, eşcinsel karşıtı olduğunu söyledi.” Dün sabah hem kutlayıp hem de bir değerlendirme rica ettiğim Brezilya Büyükelçisi Gilda Motta Santos Neves, “Demokrasinin çok güzel bir örneğiydi. Her oyun önemli olduğunu gösterdi. İlk turda 33 milyon kişi oy kullanmamıştı. İkinci turda bunların 3 milyonu sandığa gitti. Sanırım seslerini duyurmanın ne kadar önemli olduğunu fark ettiler” dedi.
Neden Şimdi? Küresel Siyasette Denge Arayışı ve Trump Faktörü
Büyükelçinin şu saptaması Brezilya seçiminin büyük anlamının ifadesidir: “Bu sonuç yalnızca Brezilya için değil, Latin Amerika ve hatta cesaretle söyleyebilirim ki dünya için de önemli. Uluslararası siyasette bir miktar dengeye, daha bağımsız görüşlere sahip olmaya ihtiyacımız var.” Siyasi dengelerin pek lehte olmadığı düşünülürse, Lula için bundan sonrası “imkânsız” seçimi kazanmasından da zor. Ama o “imkânsız”ı başardı ve şimdi dünya solunun keyif zamanı. Varsın Trump düşünsün! Bir de iktidar için Trump’a güvenenler! Trump desteğinin ilk çarpıcı sonucunu Macaristan’da görmüştük. Sırbistan’da ülkeyi 12 yıldır yöneten otoriter lider Vučić’i ezici bir zaferle iktidardan uzaklaştıran Öğrenci Listesi’ni ilk kutlayanlar arasında yaşanan gelişmeler, bu küresel eğilimin somut kanıtı olarak kayıtlara geçti.
Gelişmeler ve Beklentiler
Sonraki süreçte, Brezilya’da Lula da Silva’nın liderliğindeki yeni dönemin hem Latin Amerika’da ekonomik ve sosyal dengeyi yeniden kurması hem de küresel ölçekte aşırı sağ akımlara karşı güçlü bir alternatif oluşturması bekleniyor. Uluslararası toplumun ve bağımsız devletlerin bu süreçten nasıl etkileneceği, özellikle Trump destekli otoriter çizgilerin dünya genelindeki yankıları önümüzdeki dönemde yakından takip edilecek.
Kaynak: BirGün Manşet