İRAN — Hana İnsan Hakları Örgütü, Doğu Kürdistan’da İran rejiminin Kürt yurttaşlara yönelik gözaltı ve kaçırma uygulamalarının sistematik bir şekilde sürdüğünü, gözaltına alınan bazı tutsakların akıbetinin ise hâlâ bilinmediğini bildirdi. Yayımlanan son raporda, Mahabad, Banê, Şino ve Seqiz kentlerinde yaşanan hak ihlalleri tüm detaylarıyla gözler önüne serildi.
- Mahabad’da Diyako Bayezîdî ve Mustafa Coşkar istihbarat güçlerince bilinmeyen bir yere götürüldü.
- Banê’de 17 yaşındaki Îlya Lutfî Tormakçî, İran rejimine bağlı maskeli güçler tarafından kaçırıldı.
- Şino’dan 19 yaşındaki Ehed Meyhenxahî, 5 yıllık hapis cezası gerekçesiyle Nexede Cezaevi’ne sevk edildi.
- Seqiz’da Aram Emînî, 16 Ekim’de yazılı emir olmaksızın evine düzenlenen baskınla kaçırıldı ve akıbeti hâlâ meçhul.
Doğu Kürdistan’da Gözaltı ve Kaçırma Olayları Nasıl Gelişti?
Hana İnsan Hakları Örgütü, İran rejimi tarafından Doğu Kürdistan genelinde Kürt yurttaşların hedef alındığı tutuklama ve kaçırma dalgasına ilişkin kapsamlı bir rapor yayımladı. Raporda yer alan bilgilere göre, Mahabadlı Diyako Bayezîdî ve Mustafa Coşkar kentte İran rejiminin istihbarat güçleri tarafından doğrudan hedef alınarak gözaltına alındı ve akıbetleri bilinmeyen bir yere nakledildi. Benzer şekilde, Banê kentinde yaşayan 17 yaşındaki Îlya Lutfî Tormakçî’nin de İran rejimine bağlı maskeli güçler tarafından kaçırıldığı raporda net bir şekilde belirtildi. İnsan hakları savunucuları, bu tür yargısız infaz ve zorla kaybetme vakalarının bölgede derin bir korku ve endişe iklimi yarattığına dikkat çekiyor.
Ehed Meyhenxahî ve Aram Emînî Vakalarında Son Durum Nedir?
Raporda yer alan bir diğer kritik dosya ise Urmiye kentine bağlı Şino ilçesinden 19 yaşındaki Ehed Meyhenxahî’nin hukuki süreçleri oldu. Meyhenxahî, 19 Ekim’de tutuklanmış ve hakkında verilen 5 yıllık hapis hükmü kesinleşmesi üzerine Nexede Cezaevi’ne götürülmüştü. Arka plandaki olaylara bakıldığında Ehed Meyhenxahî’nin, 24 Ocak 2026’da herhangi bir savcılık kararı olmaksızın İran İstihbarat Teşkilatı (İtlaat) tarafından hukuka aykırı şekilde gözaltına alındığı, yaklaşık bir ay tutuklu kaldıktan sonra kefaletle serbest bırakıldığı görülüyor. Daha sonra Şino Devrim Mahkemesi tarafından “İran karşıtı muhalefete yardım etmek” gibi soyut ve siyasi gerekçelerle hapis cezasına çarptırıldı. Öte yandan, Hana İnsan Hakları Örgütünün raporunda, 16 Ekim’de İran rejiminin istihbarat güçlerinin yazılı bir emir ve savcılık kararı olmaksızın Seqiz’da Aram Emînî’nin evine baskın düzenleyerek kendisini kaçırdığı da kayda geçirildi. Aradan beş tam gün geçmesine rağmen Aram Emînî’nin nerede olduğuna ve sağlık durumuna ilişkin hâlâ herhangi bir resmi bilgi bulunmuyor.
Gelişmeler ve Beklentiler
Hana İnsan Hakları Örgütü’nün yayımladığı bu son rapor, Doğu Kürdistan’da muhaliflere ve sivil Kürt yurttaşlara yönelik baskıların hukuki sınırları tamamen aşarak zorla kaybetme ve yargısız infaz boyutuna ulaştığını kanıtlıyor. Uluslararası insan hakları kurumlarının ve gözlemcilerin İran rejiminin bu hukuksuz uygulamalarına karşı nasıl bir baskı oluşturacağı ve tutsakların akıbetinin ne zaman netleşeceği önümüzdeki sürecin en kritik gündem maddesi olmaya devam ediyor.
Kaynak: ANF Türkçe