QAMIŞLO — Rojava Kürdistanı’nda Şam geçiş hükümetinin Kürtçeye yönelik kararlarına karşı tepkiler sürerken, Suriye’de Kürtçenin Anayasal Güvenceye Kavuşturulması ve Resmi Dil Olarak Kabul Edilmesi Girişimi 17 Ekim 2026 tarihinde Qamışlo kentinde resmen ilan edildi. Girişim üyesi Hesen Mihemed, Kürtçenin anayasal güvenceye kavuşturulması ve resmi statü kazanması için emek, çalışma, direniş ve kararlı bir mücadelenin şart olduğunu vurguladı.
- Suriye’de Kürtçenin Anayasal Güvenceye Kavuşturulması ve Resmi Dil Olarak Kabul Edilmesi Girişimi, 17 Ekim 2026’da Qamışlo kentinde ilan edildi.
- Girişim üyesi Hesen Mihemed, son 15 yıldır Rojava’daki öğrencilerin anadilde eğitim gördüğünü ancak Şam’ın yeni kararlarının yetersiz olduğunu belirtti.
- Suriye Eğitim Bakanlığı’nın Kürtçeye haftada yalnızca üç saatlik yer ayırması ve bazı derslerin Kürtçe yapılmasına rağmen bu adımların geriye gidiş anlamına geldiği ifade edildi.
- Kürt halkının Suriye Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin 13. maddesinde yerli bir halk olarak tanımlandığı ve Arapça ile birlikte resmi statü talep edildiği yinelendi.
Qamışlo’da Tarihi İlan: Kürtçenin Resmileşmesi İçin Yeni Adım
Suriye genelinde Kürtçenin anayasal güvenceye kavuşturulması ve resmi dil olarak kabul edilmesi amacıyla başlatılan hareket, bölgedeki siyasi ve toplumsal dinamikleri yeniden şekillendiriyor. Rojava Kürdistanı’nda, Şam geçiş hükümetinin Kürtçeye ilişkin uygulamalarına ve kısıtlayıcı kararlarına yönelik tepkiler canlılığını korurken, bu hak arayışını kurumsal bir zemine oturtmak amacıyla 17 Ekim 2026 tarihinde önemli bir adım atıldı. Suriye’de Kürtçenin Anayasal Güvenceye Kavuşturulması ve Resmi Dil Olarak Kabul Edilmesi Girişimi, Qamışlo kentinde gerçekleştirilen ilan toplantısıyla resmen kuruldu. Bu kapsamlı girişimin üyesi olan Hesen Mihemed, yapılan kuruluşun ardından ajansımıza özel açıklamalarda bulunarak girişimin temel motivasyonlarını, faaliyet alanlarını, nihai amaç ve stratejik hedeflerini kamuoyuyla paylaştı. Mihemed, bölgedeki dil hakları mücadelesinin tarihsel kökenlerine dikkat çekerek, bu hareketin anlık bir tepkiden ziyade uzun soluklu bir haklı talebin ürünü olduğunu kaydetti.
Son 15 Yıllık Kazanımlar ve Şam Yönetiminin Sınırlı Kararları
Bugün Kürtçenin Anayasal Güvenceye Alınması ve Resmileştirilmesi Girişimi’ne sahada ve toplumsal yaşamda çok ciddi anlamda ihtiyaç duyulduğunu belirten Hesen Mihemed, bu yapının oluşturulması için yoğun bir çaba sarf ettiklerini ifade etti. Mihemed, kuruldukları günden bu yana temel amaçlarının Kürtçeyi tam anlamıyla resmi bir dil hâline getirmek olduğunun altını çizdi. Konuşmasında son 15 yıllık sürece ışık tutan Mihemed, şu değerlendirmelerde bulundu: ‘Son 15 yıldır Rojava’daki öğrenciler genel olarak Kürtçe okuyup yazıyor ve eğitimlerini kendi anadillerinde görüyorlar.’ Ancak bu kazanımlara rağmen son dönemde atılan adımların yetersiz kaldığına işaret eden Mihemed, Şam Eğitim Bakanlığı’nın yeni kararlarını eleştirdi. Ne yazık ki son alınan kararda Suriye Eğitim Bakanı, Kürtçeye yalnızca birkaç saatlik, toplam üç saatlik bir yer ayırdı. Bazı başka derslerin ve alanların da, örneğin felsefe, matematik ve tarih gibi derslerin Kürtçe yapılması söz konusu olsa bile, ne yazık ki bu adımlar hak edilen statü için yeterli değildir.
Anayasal Haklar ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 13. Maddesi
Kürt halkının Suriye topraklarındaki kadim varlığına ve hukuki statüsüne dikkat çeken Hesen Mihemed, hak mücadelesinin ulusal ve uluslararası hukuk zeminindeki dayanaklarını hatırlattı. Mihemed, ‘Kürt halkı, Suriye Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin 13. maddesinde de belirtildiği üzere, yerli bir halktır. Kürtlerin Suriye vatandaşları olarak vazgeçilmez hakları vardır. Kendi dillerinde konuşmaları, kendi dillerinde okumaları ve eğitim görmeleri gerekir’ diyerek mevcut durumun altını çizdi. Ancak son dönemde bu kazanılmış haklardan ve eğitim olanaklarından geri adım atıldığını, bunun da toplumsal kaygıları artırdığını dile getirdi. Yürüttükleri bu kapsamlı çalışmanın temel hedefinin, Kürtçenin Arapçanın yanında eşit koşullarda yerli bir dil olarak kabul edilmesi ve anayasal güvenceyle birlikte resmi statü kazanması olduğunu vurgulayan Mihemed, Araplar kendi ana dillerinde okuyup eğitim görürken Kürtlerin de kendi dillerinde hiçbir kısıtlama olmaksızın eğitim görebilmesi gerektiğinin altını çizdi. Bu eşitsizliği ortadan kaldırmak adına böyle bir girişimin oluşturulmasını son derece önemli gördüklerini belirtti.
Gelişmeler ve Beklentiler
Hesen Mihemed, yaptığı kapsamlı değerlendirmelerin sonunda, Kürtçenin hak ettiği resmi statüyü kazanması için sürdürülen çabaların ve diplomatik ile toplumsal mücadelenin kesintisiz bir şekilde devam edeceğini yineledi. ‘Kürt halkı diline sahip çıkmalıdır, bunun için emek, çalışma, direniş ve mücadele gerekiyor’ diyen Mihemed, Suriye genelinde anayasal güvence sağlanana kadar sahada ve hukuki alanda ses yükseltmeyi sürdüreceklerini belirterek açıklamalarını tamamladı.
Kaynak: ANF Türkçe