1 Kasım 2026, Pazar
Haber

Maraş’taki Okul Saldırısında Dört Personele Soruşturma İzni

🔍 DERİNLEMESİNE ANALİZ

KAHRAMANMARAŞ — Onikişubat ilçesinde 10 kişinin yaşamını yitirdiği, 15 öğrencinin yaralandığı Ayser Çalık Ortaokulu silahlı saldırısına ilişkin yürütülen idari soruşturmada okul müdürü, müdür yardımcısı, bir öğretmen ve rehber öğretmen hakkında soruşturma izni verildi; aileler ve sendikalar sürecin MEB boyutunu da kapsayacak şekilde genişletilmesini talep ediyor.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • Ayser Çalık Ortaokulunda 15 Nisan’da meydana gelen ve 10 kişinin hayatını kaybettiği saldırıyla ilgili idari soruşturma tamamlandı.
  • Okul müdürü C.K, müdür yardımcısı F.B, öğretmen A.T. ve rehber öğretmen E.İ. hakkında soruşturma izni çıkarıldı.
  • Eğitim-İş ve Eğitim-Sen genel başkanları, sorumluluğun yalnızca okul personeline yıkılamayacağını, Milli Eğitim Bakanlığının da hesap vermesi gerektiğini vurguladı.
  • Onikişubat Kaymakamlığı tarafından 4483 sayılı Kanun kapsamında verilen kararda, yöneticilerin güvenliği sağlamadan binayı terk ettiği ve rehber öğretmenin uyarıları dikkate almadığı ileri sürüldü.

Ayser Çalık Ortaokulu Faciasının Perde Arkası ve İdari Soruşturma Kararı

Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesinde bulunan Ayser Çalık Ortaokulunda 15 Nisan tarihinde yaşanan ve derinden sarsıcı sonuçlar doğuran silahlı saldırı, Türkiye’nin eğitim kurumlarındaki güvenlik açıklarını bir kez daha acı bir şekilde gözler önüne serdi. Sekizinci sınıf öğrencisi İsa Aras Mersinli’nin gerçekleştirdiği bu vahim saldırıda, öğretmen Ayla Kara ile birlikte dokuz öğrenci hayatını kaybetmiş, 15 öğrenci ise yaralanmıştı. Olayın ardından başlatılan idari ve adli süreçte yeni ve kritik bir aşamaya geçildi. ANKA’da yer alan habere göre; Onikişubat Kaymakamlığı, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) müfettişlerinin hazırladığı kapsamlı raporlar, Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığının resmi yazıları ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun kapsamında yürütülen titiz ön inceleme sonucunda dört okul personeli hakkında soruşturma izni verdi. Soruşturma izni verilen isimler arasında okul müdürü C.K., müdür yardımcısı F.B., Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni A.T. ile rehber öğretmen E.İ. yer alıyor. Bu kişiler hakkında “terk”, “suçu bildirmeme” ve “görevi kötüye kullanma” suçları kapsamında yasal soruşturma yürütülmesinin önü resmen açılmış oldu.

Yöneticilerin İhmalleri ve Kritik Karar Gerekçeleri

Onikişubat Kaymakamlığı tarafından verilen soruşturma izni kararının gerekçeleri, kriz anındaki yönetim zafiyetlerini ve idari ihmalleri açıkça ortaya koydu. Kararda, okul müdürü C.K. ile müdür yardımcısının saldırı sırasında öğrencilerin güvenliğini sağlamak yerine binayı terk ettiği ileri sürüldü. Bu durum, eğitim kurumlarında kriz ve acil eylem planlarının ne denli hayati önem taşıdığını ve yöneticilerin bu tür felaket anlarında sergilemesi gereken reflekslerin sorgulanmasına neden oldu. Öte yandan, rehber öğretmen E.İ.’nin ise saldırıdan hemen önce kendisine iletilen çeşitli uyarı ve ihbarlara rağmen gerekli idari ve önleyici adımları atmadığı, duruma karşı sessiz kalarak sorumluluklarını yerine getirmediği iddia edildi. Ailelerin avukatı, yürütülen idari soruşturmanın yalnızca bu dört personelle sınırlı kalmaması gerektiğini savunarak, olayın arkasındaki tüm zincirleme ihmallerin ve sorumluluk mercilerinin yargıya taşınması gerektiğinin altını çizdi. Toplumun vicdanını yaralayan bu faciada, ihmali bulunan her kademedeki yetkilinin adalet önünde hesap vermesi gerektiği güçlü bir kamuoyu talebi olarak öne çıkıyor.

Eğitim Sendikalarından Sert Tepki: ‘Sorumluluk Sadece Okul Personeline Yüklenemez’

Dört okul personeli hakkında soruşturma izni verilmesi kararı, eğitim alanındaki yetkili sendikaların da sert tepkilerine ve derinlemesine analizlerine yol açtı. Eğitim-İş Sendikası Genel Başkanı Kadem Özbay, okul personelinin sorumluluğunun araştırılmasına ve yargı önünde hesap vermesine itiraz etmediklerini, ancak Milli Eğitim Bakanlığının (MEB) merkezi düzeydeki sorumluluğunun da mutlaka soruşturulması gerektiğini vurguladı. Özbay, ‘Okul güvenliği, öğretmenin, eğitimcinin bireysel kahramanlığına bırakılabilecek bir şey değil’ diyerek sistemdeki köklü yapısal sorunlara dikkat çekti. Eğitim-Sen Genel Başkanı Kemal Irmak ise okul yöneticilerinin kriz anındaki sorumluluklarına ve eğitim sistemindeki liyakat sorununa işaret etti. Irmak, MEB’in okullarda gerekli güvenlik önlemlerini almadığını, aksine tüm sorumluluğu en alt kademedeki okul personeline ve sendikalara yükleyerek sorumluluktan kaçmaya çalıştığını ifade etti. Sendika liderlerinin bu açıklamaları, okullardaki güvenlik krizinin sadece bireysel hatalardan ibaret olmadığını, aksine merkezi idarenin politikalarıyla doğrudan bağlantılı olduğunu gözler önüne seriyor.

Gelişmeler ve Beklentiler

Maraş’taki Ayser Çalık Ortaokulu saldırısının ardından başlatılan hukuki ve idari süreç tüm hızıyla sürerken, 4483 sayılı Kanun gereğince verilen soruşturma izninin ardından adli makamların atacağı adımlar merakla bekleniyor. Ailelerin ve sendikaların mücadelesi, soruşturmanın kapsamının genişletilmesi ve Milli Eğitim Bakanlığı nezdindeki idari sorumluların da hesaba çekilmesi yönünde yoğunlaşmış durumda. Bu davanın, Türkiye’deki okulların güvenliği, liyakat esaslı yönetici atamaları ve kriz yönetimi politikaları açısından emsal teşkil etmesi ve gelecekte benzer acıların yaşanmaması adına kalıcı reformlara zemin hazırlaması bekleniyor.

Kaynak: Evrensel

Bir Yorum Yazın