25 Ekim 2026, Pazar
Haber

Özel’den Halk TV Mitinginde Sert Çıkış: Gazetecilerle Birlikte Sokağa İniyoruz

🔍 DERİNLEMESİNE ANALİZ

İSTANBUL — Halk TV’ye kayyum atanması ve ekranların karartılması skandalı üzerine YENİ Parti’nin çağrısıyla yüzlerce vatandaş kanal binası önünde tarihi bir dayanışma mitinginde bir araya geldi. Mitingde kürsüye çıkan YENİ Parti Lideri Özgür Özel, tutuklu gazetecilere cesaret dolu selamlar göndererek halkı topyekûn bir demokrasi ve hak mücadeleye yükseltmeye çağırdı. Silivri Cezaevi’nden konuya ilişkin çarpıcı bir mektup gönderen Ekrem İmamoğlu ise ‘Tam da savunmamı yapacağım gün sesimi kestiler, ama milleti susturamayacaksınız’ diyerek tepkisini gösterdi.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • YENİ Parti’nin çağrısıyla yüzlerce kişi kayyum atanan Halk TV binası önünde toplandı.
  • YENİ Parti Lideri Özgür Özel, ‘Mesleğini onuruyla yapanlar için buradayız’ diyerek tüm tutuklu gazetecilere selam yolladı.
  • Silivri’den mektup gönderen Ekrem İmamoğlu, savunma yapacağı gün sesinin kesildiğini belirterek millete duyduğu güveni vurguladı.
  • Özel, sadece Halk TV için değil; TELE1’den T24’e, geçmişte kapatılan İMC ve Hayat TV’ye kadar tüm özgür basına sahip çıktıklarını duyurdu.

Halk TV Önünde Tarihi Dayanışma: ‘Yetmiyor, Kendinden Olmayan Medyayı Yok Ediyorlar’

Türkiye’nin medya ve basın tarihi açısından kara bir gün olarak kayıtlara geçen Halk TV’ye kayyum atanması ve ekranların karartılması vakası, toplumsal muhalefeti ve siyasi aktörleri bir araya getirdi. YENİ Parti’nin yaptığı acil çağrı neticesinde yüzlerce yurttaş, kanal binasının önünde toplanarak kararı protesto etti. Bu kritik mitingde söz alarak kitlelere hitap eden YENİ Parti Lideri Özgür Özel, iktidarın medya üzerindeki baskı politikalarını sert bir dille eleştirdi. Özel, yaptığı konuşmada şu çarpıcı değerlendirmelerde bulundu: ‘Yetmiyor, kendinden olmayan medya kuruluşlarını yok ediyorlar. Yandaşları tarafından savunuluyor. Biz mesleğini onuruyla yapanlar için buradayız.’ Bu ifadelerle bağımsız basının önemine dikkat çeken Özel, basın özgürlüğünün sadece gazetecilerin değil, tüm toplumun haber alma hakkı demek olduğunun altını çizdi. Miting alanı, iktidarın baskılarına karşı direnişin merkezi haline gelirken, katılımcılar sloganlar ve alkışlarla karartma kararına karşı olduklarını haykırdı.

Tarihe Not Düşülen İsimler: Zindandakilerden Boyun Eğmeyenlere Vefa Mitingi

Özgür Özel, Halk TV önündeki coşkulu ve kararlı kalabalığa hitap ederken, Türkiye cezaevlerinde tutulan, haksızlığa uğrayan ve meslek onurunu korumak için direnen onlarca gazetecinin adını tek tek okuyarak selamladı. Özgür Özel’in vefa ve dayanışma vurgulu konuşmasında şu isimler yer aldı: ‘Buradan Merdan Yanardağ’dan Murat Ağırel’e, Şaban Sevinç’ten Mustafa Balcı’ya, Fatih Ergin‘den Tuğba Tekerek’e, Hasan Güraksu’dan Ali Tarakçı’ya, Selahattin Günday’dan Sami Tunca’ya, Nebiye Gürbüz’den Mustafa Gök’e, İrem Delice’den Hatice Duman’a, Erol Zavar’dan Erdal Süsem’e ve bugün susturulmaya çalışılan, dik duran ve boyun eğmeyen kardeşim İsmail Arı’ya, tüm tutuklulara selam olsun! İsmini saydığım, sayamadığı bütün gazetecilere selam olsun!’ Bu uzun ve anlamlı liste, Türkiye’de gazetecilik yapmanın bedelini gözler önüne sererken, meslektaşlar arasındaki dayanışmanın en güçlü göstergesi oldu.

Sadece Halk TV Değil: Tüm Mecralara ve Kapatılan Özgür Seslere Sahip Çıkıyoruz

Mitingin en stratejik bölümlerinden biri, mücadelenin kapsamının sadece tek bir kanal ile sınırlı kalmayacağının ilan edilmesi oldu. Özgür Özel, bu konudaki kararlılığını şu sözlerle dile getirdi: ‘Bugün Halk TV’nin önündeyiz ama sadece Halk TV için ses yükseltmiyoruz. TELE1’den T24’e tüm kanallara, tüm mecralara sahip çıkıyoruz. Darbe bahanesiyle çökülen İMC’yi, Hayat TV’yi unutmuyoruz. Kapatılan tüm sosyal medya hesaplarını, erişim engeli getirilen gazetecilerin ve yayın organlarının hesaplarını bir kez daha hatırlıyoruz.’ Öte yandan, hukuki mücadelenin boyutlarına da değinen Özel, Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) yapılan başvuruları hatırlatarak şunları kaydetti: ‘Buradan AYM’ye 21 Eylül tarihinde verdiğimiz dilekçeyle temmuz ayında çıkan ve erişim engelini Saray’ın atadığı bir kişiye ve Saray’ın anlık talimatlarına karşı AYM önündeki dosyamızı ve AYM’nin tarih önündeki sorumluluğunu hatırlatıyoruz.’ Bu açıklamalar, mücadelenin hem sokakta hem de hukuk zemininde kararlılıkla sürdürüleceğinin net bir taahhüdü niteliği taşıdı.

Gelişmeler ve Beklentiler

Silivri Cezaevi’nden mektup gönderen Ekrem İmamoğlu’nun ‘Tam da savunmamı yapacağım gün sesimi kestiler, ama milleti susturamayacaksınız’ sözleriyle manevi destek verdiği bu büyük dayanışma mitingi, önümüzdeki dönemin siyasi ve toplumsal dinamiklerini şekillendirecek gibi görünüyor. Özgür Özel’in ‘Gazetecilerle birlikte sokağa iniyoruz’ çıkışı ve A Haber’e yönelik tepkileriyle şekillenen süreç, Türkiye’de ifade özgürlüğü ve basın demokrasisi mücadelesinin yeni bir faza evrildiğini kanıtlıyor. Önümüzdeki günlerde demokratik kitle örgütlerinin, siyasi partilerin ve sivil toplumun bu çağrı etrafında daha da kenetlenmesi, hak arama mücadelesinin hem sokaklarda hem de ulusal ve uluslararası hukuk mercilerinde kesintisiz devam edeceğini gösteriyor.

Kaynak: BirGün Manşet

Bir Yorum Yazın