25 Ekim 2026, Pazar
Haber

Pera’da Bir Lola Yeni Sezonda Sahnede: Güvenilmez Bir Kadının Hikâyesi

🔍 DERİNLEMESİNE ANALİZ

İSTANBUL — Yeşer Sarıyıldız’ın kaleme aldığı, Pınar Göktaş’ın yazıp oynadığı ve Buket Gülbeyaz’ın yönettiği “Pera’da Bir Lola” oyunu, yeni sezonda tiyatro severlerle buluşmaya devam ediyor. 1921 yılında Avrupa’dan Pera’ya savrulan Lola Schönheit karakterinin hayatta kalma mücadelesini konu edinen yapım, canlı müzik performansı ve seyircinin yazımına doğrudan katılımıyla dikkat çekiyor.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • Pınar Göktaş’ın yazıp oynadığı ve Buket Gülbeyaz’ın yönettiği Pera’da Bir Lola, yeni sezonda tiyatro sahnelerinde yolculuğunu sürdürüyor.
  • 1921’de Avrupa’dan Pera’ya gelen Lola Schönheit, nabza göre şerbet vererek ve güvenilmezliği bir hayatta kalma taktiği olarak benimseyerek dikkat çekiyor.
  • Oyun, canlı müzik ve seyircinin katılımıyla şekillenen, sınırları kaldıran orantısız bir yakınlık ilişkisi sunuyor.
  • Dramaturg Sinem Özlek’in yaratıcı dokunuşlarıyla metin büyük bir dönüşüm geçirerek her gösteride yeniden keşfediliyor.

Pera’nın Karanlık ve Tecrübeli Yüzü: Lola’nın Hayatta Kalma Taktikleri

Tiyatro dünyasında kadın karakterlerden hâlâ haklı, örnek ya da en azından anlaşılabilir olmalarının beklendiği bir coğrafyada ve dönemde, Lola’nın ahlaki pürüzleri derin bir merak uyandırıyor. Yeşer Sarıyıldız’ın aktardığına göre Pınar Göktaş için bu pürüzler, karakterin hayatta kalma biçiminin ayrılmaz bir parçası niteliğinde. Göktaş, karakterin durumu hakkında ‘Öğrendiği, bildiği yol bu’ değerlendirmesinde bulunuyor. Provalar süresince bu tarafı daha da belirginleştirilen karakter için yönetmen Buket Gülbeyaz’ın da cesaretlendirmesiyle dümen daha kirli ve daha güvenilmez bir yere kırıldı. 1921’de Avrupa’dan Pera’ya savrulan Lola Schönheit, birinden öğrendiğini diğerine satarak, her seferinde nabza göre şerbet vererek ayakta kalmayı başarıyor. Dinleyeni kendine çeken ama ağzından çıkanların doğruluğu bir türlü kestirilemeyen bu kadını oynamak, Pınar Göktaş’a da iyi geliyor.

Anti-Kahraman Yaratmak: Romantik Tuzaklardan Uzak Bir Sahne Dili

Yönetmen Buket Gülbeyaz, provaların ilk haftalarında Lola’dan tam anlamıyla bir anti-kahraman yaratmaları gerektiğini hissettiğini belirtiyor. Pera’nın geçmişini sahneye taşırken romantizme kapılma ihtimalinin farkında olan ekip, bilinçli tercihler yapmış durumda. Gülbeyaz, ‘Romantik bazı tuzaklara ve klişelere düşsek bile bunların hepsi bir tercih olmalıydı’ diyerek bu hassasiyeti vurguluyor. Tekinsizlik ögesini özellikle Lola’nın seyirciyle kurduğu ilişkide arayan yaratıcı ekip, karakterin izleyiciyle filtresiz, sosyal mesafeleri yaran ve orantısız bir yakınlıkla iletişim kurmasını sağlıyor. Ne zaman sahnede kalacağı, ne zaman seyircinin arasına gireceği ve sözün hangi anda salona geçeceği hiçbir zaman tam olarak kestirilemiyor. Bu durum, sahnede büyük bir dinamizm yaratıyor.

Metnin Takla Attığı Süreç: Seyircinin Katılımıyla Değişen Bir Oyun

Bu muazzam belirsizlik, Pınar Göktaş’a yazdığı karakteri her gösteride yeniden ve yeniden keşfetme imkânı tanıyor. Oyunun evrenini Buket Gülbeyaz’la birlikte kurduklarını belirten Göktaş, dramaturg Sinem Özlek’in yaratıcı dokunuşlarıyla metnin büyük bir dönüşüm geçirdiğini ifade ediyor. Göktaş bu süreci ‘Metin takla attı diyebilirim’ sözleriyle özetliyor. Prömiyerle birlikte yazarlık ve oyunculuk dinamiklerinin iç içe geçtiği bu yapımda, seyirci de oyunun yazımına fiilen katılıyor. Anlattıklarının ne kadarına güveneceğinizden emin olamayacağınız Lola, tüm tekinsizliği ve cazibesiyle izleyicileri hikayesine ortak etmeye devam ediyor.

Gelişmeler ve Beklentiler

Geçtiğimiz sezon izleyiciden tam not alan ‘Pera’da Bir Lola’, yeni sezonda da tiyatro salonlarını doldurmayı sürdürüyor. Seyircinin aktif katılımıyla her defasında yeniden üretilen bu benzersiz sahne deneyimi, önümüzdeki dönemde farklı sahnelerde sanatseverlerle buluşmaya ve kadın anti-kahraman algısını sorgulatmaya devam edecek.

Kaynak: BirGün Manşet

Bir Yorum Yazın