BELGRAD — Sırbistan’da öğrenci hareketinin iki yıl süren kitlesel mücadelesi ve doğrudan demokrasi pratikleri seçim zaferini getirirken, sosyolog Milosavljević Dušanka rejimin devrilmesinin ardından yeni hükümetin önündeki kritik görevleri, örgütlü suçla mücadeleyi ve sol alternatifin inşası için doğan tarihsel fırsatı BirGün’e değerlendirdi.
- Sırbistan’da öğrenci hareketinin iki yıllık mücadelesi kitlesel örgütlenme ve dayanışmayla seçim zaferine ulaştı.
- Yeni hükümet; birliği korumak, örgütlü suçla mücadele etmek ve kamu kurumlarını siyasi denetimden kurtarmakla karşı karşıya.
- Sosyolog Milosavljević Dušanka, rejimin değiştirilmesinin mücadelenin sonu değil, yeni bir başlangıç olduğunu vurguladı.
- Önümüzdeki dönemin, ideolojik açıdan heterojen hareketin parçalanmasını önleyerek gerçek bir sol alternatif inşası için tarihsel bir fırsat sunduğu belirtildi.
Tabandan Gelen Güç ve Doğrudan Demokrasi Pratikleri
Sırbistan’da öğrenci hareketinin iki yıl boyunca sürdürdüğü amansız mücadele, kitlesel örgütlenme ve sarsılmaz bir dayanışmayla nihayet seçim zaferine uzandı. Hareketin başarısının temelinde, tabandan gelişen öz örgütlenme ve doğrudan demokrasi pratiklerinin bulunduğunu belirten sosyolog Dušanka Milosavljević, rejim değişikliğinin mücadelenin kesinlikle sonu değil, aksine yepyeni bir başlangıç olduğunun altını çizdi. Sırbistan’da solun geleceğini, işçi sınıfının temel taleplerini ve küresel kapitalizmin derin krizini kapsamlı bir şekilde değerlendiren Milosavljević, ‘Önümüzdeki dönem gerçek bir sol alternatifin inşası için tarihsel bir fırsat sunuyor’ diyerek mevcut tablonun önemini özetledi. Bu tarihsel anı mümkün kılan ana dinamik neydi? Soruya yanıt arayanlar için cevap, öğrenci hareketinin mücadelesinin her iki aşamasında da görülen tabandan gelişen kitlesel seferberlikte yatıyor. Öğrencilerin dillerinden düşmeyen o meşhur sloganında ifade edildiği gibi: ‘Akıllı olan boyun eğmez, örgütlenir.’
Blokajlardan Seçim Sahasına: Sırbistan’ın Dört Bir Yanında Örgütlenme
Süreç ilk olarak, öğrenci blokajları sırasında ve sonrasında ülke genelinde öğrencilerin ve duyarlı yurttaşların kitlesel, doğrudan demokrasiye dayalı öz örgütlenmesinin ortaya çıkmasıyla ivme kazandı. Yurttaşlar yerel meclislerde aktif olarak örgütlenmeye ve Sırbistan’ın dört bir yanındaki tüm yerleşimlerde siyaset mekanizmasına doğrudan katılmaya başladı. İki yıllık çetin mücadele ve ardından gelen yoğun seçim kampanyası boyunca öğrenciler ülkenin her bir köyünü tek tek ziyaret etti, bütün büyük kentlerde devasa protestolar ve mitingler örgütledi. Bu insanüstü karşılaşmalar ve temaslar, toplumun farklı kesimleri arasında güçlü dayanışma bağları kurdu ve milyonları kitlesel ölçekte yeniden bir araya getirdi. Sürecin final aşamasında ise yurttaşlar; aktif çağrı merkezlerine, hareketli gezici ekiplere ve kapı kapı yürütülen titiz seçim çalışmalarına katılarak gençlerin ve öğrencilerin başlattığı bu devasa kampanyaya omuz verdi ve güçlü bir destek sundu.
Gelişmeler ve Beklentiler
Tüm bu kazanımların ardından yeni hükümet; ülkenin birliğini ve egemenliğini korurken, örgütlü suçla kararlı bir şekilde mücadele etmek ve tüm kamu kurumlarını siyasi denetimden tamamen kurtarmak gibi devasa görevlerle karşı karşıya bulunuyor. Siyaset sahnesindeki asıl soru ise, asgari bir program ve rejimi devirme isteği etrafında sıkıca birleşmiş, ideolojik açıdan oldukça heterojen yapıdaki bir hareketin zamanından önce yaşayabileceği parçalanmanın nasıl engelleneceği üzerinde yoğunlaşıyor. Bağımsız gazetecilik ağları ve halkın örgütlü gücüyle yakından takip edilen bu süreç, Sırbistan’ın geleceği açısından yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.
Kaynak: BirGün Manşet