2 Kasım 2026, Pazartesi
Haber

Türkiye-Libya Mutabakatına Üç Arap Ülkesinden Yunanistan Destekli Hamle

💡 HABERİN ANATOMİSİ

İSTANBUL — Türkiye ile Libya arasında 2019 yılında imzalanan deniz yetki alanları mutabakatının, 20 Ekim 2026 tarihinde Libya’nın doğusundaki Temsilciler Meclisi tarafından onaylanması, Doğu Akdeniz’de diplomatik hareketliliği ve uluslararası gerilimi tırmandırdı; Yunanistan’ın girişimiyle Mısır, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) anlaşmaya karşı ortak bir cephe oluşturdu.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • Türkiye-Libya deniz yetki alanları mutabakatı 20 Ekim 2026’da Libya Temsilciler Meclisi tarafından onaylandı.
  • Yunanistan’ın öncülüğünde Mısır, Bahreyn ve BAE anlaşmaya karşı ortak bir açıklama yayımladı.
  • Birleşmiş Milletler merkezinde yapılan açıklamada, anlaşmanın bölgesel güvenlik ve istikrarı tehdit ettiği iddia edildi.
  • Ankara, söz konusu mutabakata ve onay sürecine gelen dış tepkilere sert tepki gösterdi.

Ne Oldu? Türkiye-Libya Deniz Yetki Alanları Mutabakatı Neden Gündemde?

Türkiye ile Libya arasında Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin 2019 yılında imzalanan stratejik mutabakat, son günlerde yeniden en üst düzeyde uluslararası gündemin merkezine yerleşti. Reuters’ın servis ettiği bilgilere göre, mutabakatın 20 Ekim 2026 tarihinde Libya’nın doğusundaki Temsilciler Meclisi tarafından resmi olarak onaylanması, bölgedeki diplomatik dengeleri sarstı. Bu gelişme, Atina ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) çok sert tepkisini çekerken, her iki taraf da Türkiye-Libya mutabakatının kendi tek taraflı deniz yetki alanı iddialarıyla doğrudan çeliştiğini savunmaya devam ediyor. Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Yerapetritis, pazartesi günü New York’taki Birleşmiş Milletler merkezinde, Türkiye ve Libya’nın hamlesine karşı diplomatik bir duruş sergileyerek dört ülke adına ortak bir açıklama yapmak üzere kürsüye çıktı. Yerapetritis’in öncülüğünde şekillenen bu süreç, Doğu Akdeniz’deki enerji ve sınır anlaşmazlıklarının sadece iki ülke arasında kalmadığını, çok uluslu bloklar arası bir rekabete dönüştüğünü açıkça kanıtladı.

Neden Şimdi? Üç Arap Ülkesi Yunanistan ile Neden Ortak Açıklama Yaptı?

Yunanistan’ın diplomatik girişimi ve çabaları sonucunda Mısır, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Türkiye-Libya mutabakatına karşı Yunanistan’ın tezlerini destekleme kararı aldı. New York’taki BM merkezinde yapılan ortak açıklamada, Türkiye-Libya deniz yetki alanları anlaşmasının bölgesel güvenlik ve istikrar açısından ciddi endişelere yol açtığı ileri sürüldü. Dört ülkenin imzasını taşıyan metinde, ikili anlaşmalar yoluyla uluslararası hukukun yerleşik kurallarının aşındırılmasının ilerisi için tehlikeli bir emsal oluşturabileceği savunuldu. Bu ortak açıklama, Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanları anlaşmazlığının sadece bir Ankara-Atina hattı ihtilafı olmaktan çıktığını, daha geniş kapsamlı bir bölgesel diplomatik rekabetin ve bloklaşmanın ana konusu haline geldiğini net bir biçimde gözler önüne seriyor. Libya’nın doğusundaki Temsilciler Meclisi’nin geçen hafta anlaşmayı onaylamasıyla birlikte tetiklenen bu süreç, Akdeniz havzasındaki jeopolitik kırılma hatlarını da derinden etkiliyor.

Kimi Nasıl Etkileyecek? Ankara’nın Tepkisi ve Bölgesel Dengeler

Doğu Akdeniz’deki bu çok aktörlü diplomatik tırmanış, Türkiye’nin bölgedeki stratejik çıkarlarını ve Libya ile olan müttefiklik ilişkilerini yakından ilgilendiriyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, pazartesi günü yaptığı kritik açıklamada, Libya’nın doğusundaki Temsilciler Meclisi’nin anlaşmayı onaylamasının ardından Avrupa Birliği ve diğer uluslararası taraflardan gelen haksız ve eleştirel tepkileri kesin bir dille kınadı. Ankara, Libya ile imzalanan mutabakatın uluslararası deniz hukukuna ve hakkaniyet ilkesine tamamen uygun olduğunu savunurken, Mısır, Bahreyn, BAE ve Yunanistan ekseninde kurulan bu yeni cepheyi yakından takip ediyor. Bölgedeki diplomatik görüş ayrılıkları, enerji arama faaliyetleri, kıta sahanlığı iddiaları ve deniz güvenlik stratejileri açısından taraflar arasındaki uçurumun daha da derinleşebileceğine işaret ediyor.

Gelişmeler ve Beklentiler

Sonraki süreçte ne bekleniyor? Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanları meselesi, hem Birleşmiş Milletler nezdindeki diplomatik platformlarda hem de ikili ilişkilerde sıcaklığını korumaya devam edecek. Türkiye’nin uluslararası hukuka dayalı haklarını savunma kararlılığı ve Libya ile kurduğu stratejik mutabakat karşısında, Yunanistan ve arkasındaki Arap ülkeleri koalisyonunun atacağı yeni adımlar, önümüzdeki dönemin dış politika gündemini belirlemeyi sürdürecektir.

Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika

Bir Yorum Yazın