26 Ekim 2026, Pazartesi
Haber

Türkiye’den COP31 Öncesi Çelişkili Enerji Hamlesi: Kömüre Yıllık 2,4 Milyar Avro

📰 KAPSAMLI RAPOR

İSTANBUL — Küresel Kömürden Çıkış Listesi’ne yansıyan son verilere göre, Kasım ayında Antalya’da düzenlenecek COP31’e ev sahipliği yapmaya hazırlanan Türkiye’nin, iklim kriziyle mücadele söylemlerine karşın kömür şirketlerine yılda 2,4 milyar avroyu aşkın kamu teşviki sağladığı ortaya çıktı.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • Uluslararası çevre örgütü Urgewald ve 55 sivil toplum kuruluşunun hazırladığı 2026 Küresel Kömürden Çıkış Listesi (GCEL) yayımlandı.
  • İktidarın kömürden çıkış için somut bir takvim sunmazken, kömür endüstrisine yılda 2,4 milyar avroyu aşkın teşvik sağladığı belgelendi.
  • 2025 yılında Türkiye’de üretilen elektriğin yüzde 34’ü kömürden karşılanırken, rüzgâr ve güneş enerjisinin toplam payı yüzde 22’de kaldı.
  • Rapor, Cengiz Holding’e bağlı Cenal Elektrik’in Çanakkale’deki yeni termik santral planı ve Afşin-Elbistan’daki kömür ısrarına dikkat çekti.

İklim Krizine Rağmen Kömürde Israr Sürüyor

İklim krizinin yıkıcı etkileri dünya genelinde ve Türkiye’de her geçen gün daha ağır hissedilirken, AKP iktidarı enerji politikalarında kömür bağımlılığından vazgeçmeme yönündeki kararlılığını sürdürüyor. Kasım ayında Antalya’da düzenlenmesi planlanan ve Türkiye’nin ev sahipliğini üstleneceği Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde, iklim kriziyle mücadele söylemleri ile sahadaki pratikler arasındaki çelişkiler uluslararası raporlara yansıdı. Hükümetin kömürden çıkış için somut bir takvim ortaya koymaması, buna karşın yeni termik santral yatırımlarına ve şirketlere sağlanan milyarlarca avroluk mali destekler, aralarında uluslararası çevre örgütü Urgewald’ın da bulunduğu 55 sivil toplum kuruluşunun ortak hazırladığı 2026 Küresel Kömürden Çıkış Listesi’nde (GCEL) açıkça gözler önüne serildi.

Yılda 2,4 Milyar Avroluk Kaynak ve Enerji Üretim Tablosu

GCEL raporunda yer alan verilere göre, COP31 gündeminde elektrifikasyonu yani enerji tüketiminde elektrik kullanımının yaygınlaştırılmasını stratejik bir hedef olarak öne çıkaran iktidar, arka planda kömür endüstrisine yılda 2,4 milyar avroyu aşan devasa bir teşvik sağlamaya devam ediyor. Kamu kaynaklarıyla desteklenen bu kömür odaklı yapı, Türkiye’nin elektrik üretimindeki dengeleri de doğrudan etkiliyor. Açıklanan resmi verilere göre, 2025 yılında Türkiye genelinde üretilen elektriğin yüzde 34’ü kömürden karşılandı. Buna karşın yenilenebilir enerji kaynakları olan rüzgâr ve güneş enerjisinin toplam payı ise yalnızca yüzde 22 seviyesinde kaldı. Avrupa’nın büyük bir bölümünde rüzgâr ve güneşten elektrik üretimi kömürü geride bırakarak tarihi bir eşiği aşarken, Türkiye’de kömür halen en büyük elektrik üretim kaynağı olma unvanını koruyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Urgewald Direktörü Heffa Schücking, elektrifikasyon hedeflerinin bu çelişkili yapısıyla ilgili olarak şu çarpıcı tespiti yaptı: “Kömürden çıkmadan elektrifikasyon, kirli suyla duş almaya benzer. Kirli bir temel üzerine temiz bir enerji geleceği inşa edemezsiniz.”

Gelişmeler ve Beklentiler

Türkiye’nin önümüzdeki kasım ayında Antalya’da ev sahipliği yapacağı COP31 öncesinde uluslararası kamuoyunun ve çevre örgütlerinin radarına giren bu enerji politikaları, ülkenin yeşil dönüşüm taahhütleri ile yerelde uygulanan mali teşvikler arasındaki derin uçurumu gözler önüne seriyor. Raporda ayrıca Türkiye’deki yeni kömür yatırımlarının başında, AKP’ye yakınlığıyla bilinen müteahhitlerden Mehmet Cengiz’in şirketinin Çanakkale’deki termik santral planının yer alması dikkat çekti. Cengiz Holding’e bağlı Cenal Elektrik’in Haziran 2026 itibarıyla devreye sokmayı planladığı projeler ve Afşin-Elbistan’daki kömür ısrarı, ülkenin iklim kriziyle mücadele sürecindeki kararlılığını uluslararası alanda tartışmaya açarken, uzmanlar kömürden çıkış takviminin acilen netleştirilmesi gerektiğinin altını çiziyor.

Kaynak: BirGün Manşet

Bir Yorum Yazın