İSTANBUL — Türkiye’nin dört bir yanından yükselen basın özgürlüğü talepleri bu kez İstanbul Kadıköy sokaklarında yankılandı. Gazetecilerin tutuklandığı, televizyon kanallarına kayyım atandığı ve haber sitelerinin erişime engellendiği bir ortamda sokağa çıkan basın meslek örgütleri, siyasi partiler, barolar, işçi ve kamu emekçileri sendikaları; sansürle, baskıyla ve cezalandırmayla yaratılan düzene sessiz kalmayacaklarını ilan ederek tüm yurttaşları ortak mücadeleye çağırdı.
- Kadıköy Boğa heykelinden Kadıköy İskelesi’ne kadar gerçekleştirilen yürüyüşte ‘Özgür basın susturulamaz’, ‘Hırsızlar dışarda basın içerde’ sloganları atıldı.
- TGS, TGC, Basın Konseyi, DİSK Basın-İş, Haber-Sen ve ÇGD ortak bir basın açıklaması yaparak mevcut baskı rejimine karşı net bir duruş sergiledi.
- Eyleme Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan, milletvekilleri İskender Bayhan ve Mahmut Tanal ile çok sayıda sendika ve siyasi parti temsilcisi katıldı.
Basın Özgürlüğüne Yönelik Ablukaya Karşı Kadıköy’de Ortak Ses
İstanbul’da sokağa dökülen gazeteciler, son dönemde artan sansür, baskı ve cezalandırma politikalarıyla karşı karşıya bırakıldıkları düzene karşı tarihi bir duruş sergiledi. Gazetecilerin tutuklandığı, Halk TV’ye kayyım atandığı, T24 ve çok sayıda internet sitesine erişimin engellendiği, sosyal medya hesaplarının ise sistematik olarak sansürlendiği bu karanlık süreçte basın meslek örgütleri “Sansüre hayır, habere özgürlük” sloganıyla alanlara çıktı. Kadıköy’de gerçekleşen bu kitlesel eyleme yalnızca gazeteciler değil; siyasi partiler, meslek örgütleri, barolar, işçi ve kamu emekçileri sendikaları da aktif destek verdi. TELE 1’e kayyım atanmasının birinci yılında gerçekleştirilen eylem, Kadıköy Boğa heykelinden başlayarak Kadıköy İskelesi’ne kadar sürdü. Yürüyüş boyunca binlerce yurttaş ve basın mensubu “Özgür basın susturulamaz”, “Hırsızlar dışarda basın içerde”, “Susma sustukça sıra sana gelecek” sloganlarıyla ses yükseltti. Alanda “Özgür basın susturulamaz”, “Gazeteciler tutsak, foncular özgür” yazılı pankartların taşındığı görüldü, bu da eylemin çok sesli ve kararlı yapısını gözler önüne serdi.
Geniş Katılımlı Destek ve Ortak Basın Açıklaması
Toplumsal muhalefetin ve basın emekçilerinin omurgasını oluşturan bu anlamlı yürüyüşe çok sayıda siyasi figür ve sendika lideri katılım sağladı. Yürüyüşe Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan, İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, TGS Genel Başkanı Gökhan Durmuş, TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş, BMİS Genel Başkanı Özkan Atar, Yeni Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve Milletvekili Mahmut Tanal bizzat iştirak ederek gazetecilerin mücadelesine omuz verdi. Türkiye Gazeteciler Sendikası, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Basın Konseyi, DİSK Basın-İş, Haber-Sen ve Çağdaş Gazeteciler Derneği adına hazırlanan ortak basın açıklamasını ise TGS Genel Başkanı Gökhan Durmuş okudu. Gökhan Durmuş yaptığı konuşmada, “Gazeteciliğin suç, haberin tehdit, gerçeğin sakıncalı sayıldığı; yalnızca gazetecilerin değil, itiraz eden herkesin sansürle, baskıyla ve cezalandırmayla karşı karşıya bırakıldığı bu düzene sessiz kalmayacağız” diyerek mesleğin ve toplumun içinden geçtiği ağır darbe dönemini özetledi.
Halktan Yana Gazetecilik ve Köle Düzenine Karşı Mücadele Vurgusu
Televizyon kanallarına kayyum atandığını, haber sitelerinin erişime engellendiğini, habercilerin tutuklandığını, sosyal medya hesaplarının kapatıldığını ve gazetecilerin köle düzeninde çalıştırıldığını hatırlatan TGS Genel Başkanı Gökhan Durmuş, bu ağır koşullar altında ne basın özgürlüğünden ne de demokrasiden söz edilebileceğinin altını çizdi. Gazeteciliğin temel öznesinin her koşulda halktan yana olmak olduğunu vurgulayan Durmuş, “İşçinin hakkı gasp edilirken, emekçinin direnişi bastırılırken, kadınlar şiddete uğrarken, gençler geleceksizliğe mahkûm edilirken, yoksulluk büyürken” gerçeği kamuya aktarmanın ve hakikatin peşinden gitmenin asli bir kamu görevi olduğunu hatırlattı. Yapılan açıklamalarda, basına yönelik bu sistematik kuşatmanın yalnızca gazetecileri değil, tüm toplumun haber alma hakkını ve demokratik geleceğini hedef aldığı net bir şekilde ifade edildi.
Gelişmeler ve Beklentiler
Kadıköy’den yükselen bu güçlü ses, Türkiye’de basın özgürlüğünün savunulması adına atılan en kararlı adımlardan biri olarak kayıtlara geçti. Basın meslek örgütleri ve destekçi kurumlar, sansür ve baskı düzeni tümüyle bertaraf edilene, cezaevindeki gazeteciler özgürlüğüne kavuşana ve haber alma hakkı güvence altına alınana kadar omuz omuza mücadeleyi sürdüreceklerini, toplumsal dayanışmayı büyüterek hukuki ve demokratik zeminlerde hak arama pratiklerini kararlılıkla devam ettireceklerini duyurdular.
Kaynak: Evrensel