İSTANBUL — Silivri’deki Marmara Cezaevi’nde 19 aydır tutuklu bulunan seçilmiş Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, yargı sürecinden kayyım uygulamalarına, kent planlamasından ülke siyasetine kadar çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
- Resul Emrah Şahan, Silivri’deki Marmara Cezaevi’nde 19 aylık tutukluluk süresini geride bıraktı.
- Medicana Hastanesi’ne dönüşüm sürecinde Şişli Belediyesi’nin hiçbir yetkisinin bulunmadığını belirtti.
- Şahan, toplumun yeni bir arayış içinde olduğunu ancak aynı zamanda yorgun düştüğünü vurguladı.
Silivri Cezaevi’nden Yükselen Ses: ‘Duvarlar Yüksek Ama Görüş Net’
Silivri’deki Marmara Cezaevi’nde tutuklu bulunan seçilmiş Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, yargılandığı davalardan kayyım yönetimine, kent planlamasından Türkiye siyasetine kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu. Görevde kaldığı ve cezaevinde geçirdiği süreç boyunca yaşananları aktaran Şahan, yaşadığı tecrit ortamını ve dış dünyadaki gelişmeleri şu sözlerle özetledi: “Silivri’de duvarlar yüksek ama görüş bazen dışarıdakinden daha net. Toplum yeni bir şey arıyor. Ama yorgun da.” Bu çarpıcı tespitler, yerel yönetimler üzerindeki baskıların ve siyasi atmosferin cezaevi penceresinden nasıl göründüğünü gözler önüne seriyor. Şahan, cezaevinde geçirdiği 19 aylık süre zarfında yerine atanan kayyımın da yerine bir başka kayyımın atandığını hatırlatarak, yerel demokrasinin geldiği noktaya dikkat çekti.
Medicana İddiaları ve İbretlik Dönüşüm Hikâyesi
Hakkındaki iddialarla ilgili duruşmalarda yaşanan çarpıcı diyaloglara değinen Şahan, özellikle kamuoyunda tartışma yaratan Medicana Hastanesi konusunu tüm detaylarıyla masaya yatırdı. Şahan, bu olayı ‘gerçekten ibretlik bir vaka’ ve ‘eşi benzeri olmayan bir dönüşüm hikâyesi’ olarak nitelendirdi. Olayın gelişim sürecini şu ifadelerle aktardı: ‘Düşünün, Şişli’nin ortasında ofis yeri olarak ruhsat almış devasa bir bina var. Yaklaşık dokuz bin metrekare kaçak alanı var. Bu kaçak kısımlar için yapı kayıt belgesi alınmış. Bu ölçekte bir yapının hastaneye dönüşümü nasıl mümkün oldu? Cins değişikliğini Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yapmış. Sağlık Bakanlığı da hastane ruhsatını vermiş. Hatta, ne hikmetse, bina kiralanmadan kısa süre önce valiliklere bir yazı gönderilmiş ve yapı kayıt belgeli binalarda iskân aranmayacağı söylenmiş. Yani bina, belediyenin kapısından geçmeden, devletin çeşitli kurumlarında dolaşa dolaşa hastaneye dönüşmüş.’ Şahan, hikâyenin hiçbir aşamasında Şişli Belediyesi’nin yetkisi olmadığını, kendilerinden istenen tek şeyin projenin mevcut yapıya uygun olup olmadığına dair teknik bir yazı olduğunu vurguladı. ‘Biz de ne yaptık? Burası hastane olacaksa deprem güvenliği ne durumda diye sorduk. Bize bir üniversiteden alınmış rapor getirildi. Yetki bakanlıklarda, belediye bu sürecin karar mercii değil’ diyerek sorumluluğun kendilerinde olmadığını net bir şekilde ifade etti. Ayrıca Medicana’nın kendi yönetim kurulu kararıyla yaptığı resmi bağışla alınan çöp kamyonlarına da değinen Şahan, göreve geldiklerinde Şişli’nin çöp toplama işinin yıllardır taşeron eliyle yürütüldüğünü, her yıl büyük paralar ödenerek belediyenin en temel işini dışarıdan satın aldığını belirtti.
Gelişmeler ve Beklentiler
Resul Emrah Şahan’ın Silivri’den aktardığı bu değerlendirmeler, Türkiye’deki yerel yönetimlerin karşı karşıya kaldığı yapısal sorunları, merkezi idare ile yerel yönetimler arasındaki yetki çatışmalarını ve siyasi iklimin geleceğine dair beklentileri gözler önüne sermektedir. Yargı süreçlerinin ve kayyım tartışmalarının devam ettiği bu dönemde, Şahan’ın mesajları hem hukukçular hem de kamuoyu tarafından yakından takip edilmektedir.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika